(743 S. K. m. 581)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 19.1.2001 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.8.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, miras bırakanı adına tapuda "Aile Mezarlığı" vasfı ile kayıtlı 140 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalıların babalarını defnetmek suretiyle elattıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve 300 milyon lira manevi tazminat talep etmiştir.Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Belediye sınırları içindeki mezarlıkların Belediye adına tescil edilmesi gerektiği ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan tapu kaydı ve tespit tutanağın incelenmesinden dava konusu 140 ada 3 parsel sayılı taşınmazın "Ali oğlu İsmail" adına "Aile Mezarlığı" vasfı ile tescil edildiği ve tespitin 22.7.1987 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 618.maddesi uyarınca, taşınmaz maliki haksız olarak taşınmazına yapılan elatmanın önlenmesini isteyebilir. Çapa bağlanmış taşınmazın maliki bu davayı açabileceği gibi, geçerli bir nedene dayalı olarak taşınmazı kullanan kişilerin de bu davayı açma hakları vardır. Davacı, anılan bu yasa maddesi uyarınca tapu kayıt malikinin mirasçısı olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Veraset ilamı dosyada mevcuttur. Buna göre davacıdan başka mirasçıları da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; dava tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 581. maddesi uyarınca, bütün mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya muvafakat etmeleri, bu da olmaz ise miras şirketine tayin edilecek mümessil huzuru ile davaya devamla bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy