(4721 S. K. m. 653, 668)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.9.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.12.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, açıldığı tarihte yürürlükte bulunan önceki Medeni Kanunun 668 inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca "Gayrimenkul sahipleri yapılacak zarar tamamıyla ve peşin tazmin olunmak şartıyla mülkünün altından veya üstünden su yolu ve gaz ve elektrik boruları geçirilmesine, bunların başka yerden geçirilmeleri imkansız olur veya çok fazla masrafı mucip bulunur ise, müsaade etmeğe mecburdur."
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle aşağıdaki hususlar üzerinde durmak gerekmektedir. Şöyle ki;
1-Öncelikle davacının su yolu ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. 2-İrtifak hakları taşınmazların leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine irtifak kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almaları sağlanmalıdır.3-İrtifak hakkının kurulabilmesi için öncelikle, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az gideri gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden bu hak kurulmalıdır. 4-Mecra irtifakının bağlanacağı su yolu ya da kaynağı ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlanmalıdır.5-Su yolunun niteliği suyun nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
6-İrtifak hakkının bedeli, taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir.
7-Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
8- Anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı 289 parsel sayılı taşınmazına "Kurudere" den plastik boru ile su getirmek istediğini belirterek mecra hakkı istemiş, daha sonra verdiği dilekçede mecra hakkı istediği taşınmazların 296,297,288,292,315,295,294 parseller olduğunu belirtmiştir. Ancak görevsiz Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte belirlenen uygun güzergahta dava dışı başka parseller saptanmıştır. Bunun üzerine mahkeme mecra hakkının geçeceği güzergahta bulunan ve davacı ile komşu olmayan parsellerin tapu kaydında irtifak hakkı olmadığı gibi, davacı ile malikleri arasında rızai anlaşmanın da bulunmadığını ve komşu olmayan bu parsellere Medeni Kanunun 668 ve 653.maddelerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, 296 parsele karşı açılan davada da davacının hukuki yararı bulunmadığını belirterek davayı ret etmiştir.
Mahkemenin eksik inceleme ve araştırma sonucu verdiği ret kararı, usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Şöyle ki; Bu tür irtifak tesisi davalarında, yukarıda da belirtildiği gibi öncelikle taraf teşkili sağlanmalıdır. Aleyhine irtifak hakkı tesis edilecek tüm hakim ve hadim taşınmaz maliklerinin davada yer almaları gerekir. Eğer yargılama sırasında dava açılanlar dışında başka bir taşınmazdan da mecra tesis edilmesinin gerektiği belirlendiği takdirde, bu yeni taşınmaz malikleri hakkında ya usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmeli ya da usul ekonomisi açısından harcı da verilmek suretiyle aynı davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığı altında mahkemece yapılacak iş, mahallinde uzman bilirkişiler eşliğinde yapılacak keşifte davacının mecra ihtiyacı belirlendiği takdirde tüm mecra tesis edilebilecek güzergahlar saptanmalı, bunların birbiriyle kıyaslaması yapılarak, tercih edilme ve edilmeme nedenleri belirlenmeli, taraf teşkili de sağlandıktan sonra ve en uygun güzergahtan mecra hakkı tesisi edilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın yukarıda belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 6.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy