(4721 S. K. m. 747)
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 7.12.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.10.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 26 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulması isteminde bulunmuştur. Davalılar aynı konuda daha önce açılan davanın reddedildiğini savunarak, kesin hüküm itirazında bulunmuşlardır. Mahkemece, kesin hükmün varlığı nedeniyle dava reddedilmiştir. Dairemizce bu karar, davacı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığı, geçit hakkı davalarında tüm alternatifler değerlendirilerek uygun yerin saptanması gerektiği, kesin hükme konu alternatif dışındaki yollar da değerlendirilerek, davacının yol ihtiyacının karşılanması gerekçeleriyle bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fiilen kullanılan yola kadar geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmişlerdir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda amaç, genel yola ulaşmaktır. Bu nedenle de kurulacak geçidin genel yola kadar kesintisiz olması zorunludur. Somut olayda ise, 25 parsel üzerinden kurulan geçit, 24,25 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar içindeki fiilen kullanılan yola bağlanmıştır. Açıklandığı şekilde, genel yola kesintisiz ulaşmayan, kadastral nitelikte olmayan fiili yola bağlanan geçit, geçit hakkının amacıyla bağdaşmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 15.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy