(1086 S. K. m. 417, 423) (1587 S. K. m. 46)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.6.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.7.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, açtıkları cebri tescil davasında 123 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki Cenani'nin isminin Tapu Sicil Müdürlüğünün gönderdiği kayıtta Cenan olarak geçtiğini, kayıt malikinin isminin düzeltilmesi için kendilerine yetki verildiğini belirterek, tapu kaydında isim düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, tapu kaydında malik isminin "Cenani" olarak yazılı olduğu ve nüfus kaydıyla uyumlu bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir. Dava, cebri tescil davası sırasında Tapu Sicil müdürlüğünün gönderdiği tapu kaydındaki malik isminin nüfus kayıtlarıyla uyumlu olmamasından kaynaklanmıştır. Kaydın düzeltilmesi için açılan davada ise doğru kayıt gönderilmiştir. Resmi makamların gönderdiği kayıtların düzenlenmesinde ilgilinin herhangi bir etkisinin olması düşünülemez. Kaydın yanlış gönderilmesi kurumun işleminden kaynaklanmaktadır. Bu durumda yanlış kayıt nedeniyle açılan davada, davacı yanın dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü de olanaksızdır. Yargılama giderlerinden davada haksız çıkan tarafın sorumlu olacağı kural ise de, dava açılmasına kendi kusuru ile sebebiyet vermeyen kişiler bunun istisnasını oluşturur. Açıklanan nedenlerle, davacının, davanın reddi nedeniyle yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerekir.
Mahkemece, davanın reddi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup bu yön bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.'nun 438/8 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 4.bendinin hükümden çıkarılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu haliyle ONANMASINA, 15.1.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy