(1086 S. K. m. 3, 6)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.10.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 15.10.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Ziver vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 15.10.2003 tarihli dilekçesi ile 480 parsel sayılı taşınmazı 25.12.1995 tarihli noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile davalı Enver'den satın aldığını, ancak; diğer davalı Ziver'e 9.10.2003 tarihinde tapudan muvazaalı olarak devir edildiğini beyanla tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 40.000.000.000 Tl.sı tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, duruşma yapılmadan dosya üzerinden noter satış vaadi sözleşmesindeki değerin 50.000.000 Tl.sı olarak gösterildiğinden söz edilerek sözleşmede gösterilen değer itibarı ile Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Davalı Ziver vekili, davacının taleplerinin terditli olup Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu nedeni ile kararı temyiz etmiştir.
Dava, noter satış vaadi ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığında tazminat isteğine ilişkindir.
H.U.M.K.nun 3-6 maddelerinde bazı özel durumlarda dava değerinin ne olduğu, hangi miktar ve değer üzerinden görevli Mahkemenin belirleneceği düzenlenmiştir. Davacının talebi kademelidir. Bu tür davalarda görevi düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakla birlikte buradaki durum seçimlik davalara çok benzediğinden H.U.M.K.nun 3/I-II maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Bu durumda kademeli olarak ileri sürülen taleplerden hangisinin değeri daha fazla ise görevli Mahkeme buna göre belirlenir. ( m.3,1, c.1 ) terditli taleplerden biri para ise Mahkemenin görevi bu paraya göre belirlenir. ( m.3.II )
H.U.M.K. yukarıda anılan maddelerine göre, dava dilekçesinde davacının isteklerinden birisinin değeri 40.000.000.000 Tl.sı olarak gösterildiğinden Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılması doğrudur. Mahkemenin bu hususu nazara almadan görevsizlik kararı vermesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy