(4721 S. K. m. 644, 683)
Davacı tarafından, davalı aleyhine 5.11.2001 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve ağaçların kesilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.12.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Medeni Kanun'un 683. maddesi "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen "Komşu hakkı" bölümünde yer alan 644. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak yada köklerin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden yada dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir.
Somut olayda;
Davacı, 1250 parsel sayılı taşınmazı kullanan davalının sınıra diktiği ağaçların 2189 parsel sayılı taşınmazına gölge yapmak suretiyle verim kaybına yol açtığını, ayrıca; 2189 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan kadastrol yola ağaç dikmek suretiyle geçişi engellediğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ağaçların kesilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur. Hükmü, davalı vekili temyiz 0tmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanın delilere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Mahkemece uzman bilirkişiler aracılığı ile yapılan keşifte, 1250 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait 2189 parsel sayılı taşınmazın sınırına yakın dikilen ağaçların gölge yapmak suretiyle 2189 parsel sayılı taşınmazda verim kaybına neden olacağı belirlenmiş ise de, ziraat bilirkişinin 1.10.2003 tarihli ek raporunda söz konusu ağaçların 2189 parsel sayılı taşınmaza taşan dalların kesilmesi suretiyle bu zararın ortadan kalkacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacıya ait 2189 parsel sayılı taşınmaz sınırına yakın dikilen ve uzman fen bilirkişisinin 12.6.2003 tarihli raporunda işaretli ağaçların 2189 parsel sayılı taşınmaza taşan dalların kesilmesi ile yetinilmesi gerekirken, kökünden kesilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy