(4721 S. K. m. 706) (743 S. K. m. 634)
Davacı Emin Gündüz vekili tarafından, davalı Aliye Gündüz aleyhine 24.10.2002 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 4.11.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, evlilik birliği içerisinde edinilen malların birlikte alındığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
07.10.1953 tarih, 718 s. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bulunan bir taşınmazın, gerçekte kendi namına satın alınması gerektiğini ve bedelini de kendisinin verdiğini ileri sürerek kaydın adına tashihini isteyen sair eşin bu isteğinin kabul edilebilmesi için aralarında Medeni Yasanın 634. maddesi (Yeni Medeni Yasasının 706 maddesi) hükmüne göre düzenlenmiş resmi bir sözleşme bulunduğunun kanıtlanması gerekir. Böyle bir sözleşmenin varlığının kanıtlanamaması durumunda davacının mülkiyet aktarımı için geçerli bir hukuki nedene dayandığından söz edilemez ve davası hukuki sebepten mahrum bulunduğundan ayın (mülkiyet) isteyemez. Salt bedelin davacı tarafından ödenmiş olması veya eşler arasında temsil ilişkisinin bulunması kaydın iptalini gerektirmez.
Somut olayda davacı, evlilik birliği içerisinde dava konusu bağımsız bölümün bedelinin kendisi tarafından ödenerek satın alındığını, ancak tapuda davalı adına tescil edildiğini belirterek tapunun iptali ile adına tescil istemiş ve tanık beyanı ile boşanma dosyasına delil olarak dayanmıştır.
Davalı davacı iddialarının doğru olmadığını savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
Davacı, iddiasını ispat etmek için resmi bir belgeye dayanmamıştır. Açıklanan İçtihadı Birleştirme Kararında da böyle bir dava da iddianın tanık beyanı ile kanıtlanamayacağı belirtildiğinden davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 31.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy