(4721 S. K. m. 747)
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.8.1997 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.3.2003 günlü hükmün yargıtay'ca incelenmesi davalı S.A. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, zorunlu geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davalı S.A. vekilinin aşağıdaki nedenler dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca, bir davanın açıldığı tarihteki koşullara göre irdeleneceği kuşkusuzdur. Bu nedenle de geçit hakkı davalarında geçit bedelinin dava tarihine göre belirlenmesi genel kuraldır. Anık bir davanın yıllarca sürdüğü olgusu karşısında, geçit davalarında fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin egemen olduğu da gözetildiğinde, geçit için öngörülen tam bedelin, dava tarihine göre saptanması mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağdur edilmesine yol açabilir. Kaldı ki davacı yanın yargılamayı uzatmaya yönelik tutum içerisine girmesine de neden olabilir.
Açıklanan nedenlerle, öncelikle geçit bedeli saptanırken dava tarihindeki eğer üzerinden hesaplama yapılması, hüküm tarihi nazara alınarak dava tarihi e hüküm arasında taşınmaz değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek bir sürenin geçmesi halinde ise, yeniden değer tespiti ile bu bedelinde hükümden önce depo ettirilmesi gerekmektedir. Böylece fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi doğrultusunda, davacının hakkın kötüye kullanılması sonucu doğuracak davranışlarının da önüne geçilmiş olacaktır.
Somut olayda; dava 28.7.1997 tarihinde açılmış, 6.3.2003 tarihinde hüküm kurulmuştur. Mahkeme 24.9.2002 tarihinde yapılan keşifte geçit bedeli hem dava tarihine hem de keşif tarihine göre belirlenmesine rağmen hükümde dava tarihindeki değerin ödenmesine karar verilmiştir. Açıklanan ilke doğrultusunda keşif tarihine göre belirlenen geçit bedelinin hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek bir mahalle depo edildikten sonra bir karar vermek gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulüne, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.2:2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy