(4721 S. K. m. 706)
Dava: Davacı D.T. vekili tarafından, davalı F.T. aleyhine 3.6.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.6.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, evlilik birliği içinde edinilen malların birlikte alındığı iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
7.10.1953 tarihli, 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bulunan bir taşınmazın, gerçekte kendi namına satın alınması gerektiğini ve bedelini de kendisinin verdiğini ileri sürerek kaydın adına tashihini isteyen diğer eşin bu isteğinin kabul edilebilmesi için, aralarında Medeni Kanunun 634. maddesi ( Yeni Medeni Kanunun 706. maddesi ) hükmüne göre düzenlenmiş resmi bir sözleşme bulunduğunun kanıtlanması gerekir. Böyle bir sözleşmenin varlığının kanıtlanamaması durumunda, davacının mülkiyet aktarımı için geçerli bir hukuki nedene dayandığından söz edilemez ve davası hukuki sebepten mahrum bulunduğundan ayın ( mülkiyet ) isteyemez. Salt bedelin davacı tarafından ödenmiş olması veya eşler arasında temsil ilişkisinin bulunması kaydın iptalini gerektirmez.
Somut olayda; davacı, davalı adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın müşterek gelir ile alındığını ve müşterek olarak kullanılmak üzere davalı adına tescil edildiğini belirterek tapu kaydının iptali ile 1/2 payının adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacı ile 5 yıl önce boşandıklarını davanın kötüniyetli olarak açıldığını, istemi kanıtlayan delil sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Evlilik birliği içerisinde edinilen malların birlikte alındığı iddiası ile açılan tapu iptali ve tescil davaları, içeriği yukarıda açıklanan 7.10.1953 tarihli 7/8 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, resmi sözleşme ile kanıtlanmalıdır.
Eldeki dosyada, davacı resmi şekilde yapılmış bir belgeye dayanmadığı ve mahkemece gerekçesi de belirtilmediği halde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy