(4721 S. K. m. 702, 1027) (1086 S. K. m. 13)
Dava: Davacı Mevlüt Tekin tarafından, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 31.1.2003 ve 20.10.2003 tarihinde verilen dilekçeler ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.2.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya sair hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu sebeple de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, sair bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ait bulunduğundan HUMK. nun 13. maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 gününde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Yasası'nın 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan tüm ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava sebebiyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Düzeltilecek tapu kaydı bütün dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak biçimde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3- Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- İstek konusunda tanık dinlenmelidir.
5- Bütün bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tesbit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve gerektiği hallerde vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de kanuni hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı; 47 parsel s. taşınmazın tapu kaydında murisi İzzet Tekin'in İsmail olarak yazılı bulunan baba adının Bekir birleşen davada ise; murisin kadastro tutanağında 1935 yazılı olan doğum tarihinin 1330 yapılmasını istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü; davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, taşınmazın davacının murisine ilişkin olduğunu beyan etmiş; zabıta ve nüfus idaresi aracılığıyla yapılan araştırmaya göre de tapudaki isimde bir şahsın bulunmadığı bildirilmiş ise de; getirtilen kadastro tutanağına göre taşınmaz; bildirilmiş ise de; getirtilen kadastro tutanağına göre taşınmaz; ceddinden intikalen senetsiz zilyedi 1935 doğumlu İsmail oğlu İzzet Tekin adına 1995 yılında tespit görmüş olup, davacının murisi ise 1914 (1330) doğumludur.
Mülkiyet nakline yol açmamak için; davacının murisi İzzet'in ayrıntılı nüfus aile kayıt örneği getirtilmeli, davacının murisi 1330 doğumlu Bekir oğlu İzzet Tekin ile kadastro tespit maliki 1935 doğumlu İsmail oğlu İzzet Tekin'in aynı şahıslar olup olmadığı konusunda tapulama tespit bilirkişilerinin beyanlarına başvurulmalı, gerekirse mahallinde yapılacak keşif ile; dava konusu taşınmazın davacının murisine ilişkin olup olmadığı ve kimin tarafından tasarruf edildiği yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler aracılığıyla araştırılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı olduğu biçimde kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy