(743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.5.2001 gününde verilen dilekçe ile çekişmenin giderilmesi ve tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 31.12.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 16.3.2004 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili ile karşı taraf davalı T. Emlak Bankası A.Ş. vekili geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş, karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 11.5.2001 tarihli dava ve 2.7.2001 tarihli cevaba cevap dilekçeleri ile davalı bankaya ait 293 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı villanın 138.064.000.000 lira bedelle peşin alımlarda % 18 indirim yapılmak suretiyle satışa çıkarılması üzerine 19.12.2000 tarihinde % 25'i olan 34.516.000.000 liranın peşin, 10.1.2001 tarihinde de bakiye 78.700.000.000 lirayı ödemek suretiyle satın aldığını, anahtarın da teslim edildiğini ancak, davalı bankanın satış bedelinin sehven yanlış bildirildiğini, gerçek fiyatın peşin alımlarda 162.823.000.000 lira, kredili alımlarda ise 198.564.000.000 lira olduğunu bildirerek satıştan vazgeçildiğini ve 3091 sayılı Yasa uyarınca men kararı aldırdığını ileri sürerek, çekişmenin giderilmesi ile tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın sehven düşük fiyatla satışa sunulduğunu, bu nedenle resmi satış işleminin yapılmadığını, anahtarın ise sonradan iade edilmek üzere villanın görülmesi amacıyla verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında Medeni Kanun'un 634. ve Borçlar Kanunu'nun 213. maddelerine uygun şekilde yapılmış gayrimenkul satış sözleşmesi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan tapu kaydının incelenmesinden dava konusu taşınmazın 50/100 hissesinin davalı Türkiye Emlak Bankası A.Ş., 30/100 hissesinin Z. A.Ş., 10/100 hissesinin N. A.Ş., 10/100 hissesinin ise M. A.Ş.'ye ait olduğu anlaşılmıştır. Tapu iptali ve tescil davalarında verilecek hüküm ile tüm paydaşların hakları etkileneceğinden husumetin tapu maliklerinin tamamına yöneltilmesi gerekir. Mahkemece, dava konusu taşınmazda davalı dışındaki diğer paydaşların usulünce davaya katılmaları sağlanmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 375.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 16.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy