(1086 S. K. m. 91, 428, 440)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hükmün; dairemizin 20.10.2003 gün ve 2003/4344-7330 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat edilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davanın esası hakkında hüküm kurulduktan ve bu hükmün dairemizce onanmasından sonra, feragate yetkili bulunan davacı vekili 19.4.2004 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş ve feragatle ilgili bir karar verilmesini istemiştir.
Bir davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar davanın her safhasında mümkündür. Somut olayda olduğu gibi davacı için karar düzeltme süresi geçmiş olsa bile davalı için geçmemişse davacı feragat edebilir. çünkü hüküm henüz kesinleşmemiştir. Cevap ile karar düzeltme isteyebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, HUMK, 4. Baskı, 3. Cilt, Sayfa 2571).
Esas hakkında hüküm kurulmadan önce feragat halinde bunun yargılama sürecinde mahkeme hakimi tarafından değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Ancak, karar verildikten sonra temyiz ya da karar düzeltme süresi içinde feragat halinde, mahkeme hakimi davadan el çektiği için dosyayı yeniden ele alarak kendi hükmünü ortadan kaldırma olanağı, bazı istisnalar dışında yoktur. İlk derece mahkemelerinin kararlarını bozup kaldırma yetkisi münhasıran Yargıtay'a aittir. (Yargıtay Kanunu 1. madde, HUMK 428. madde) Açıklanan nedenlerle; mahkemece; karar düzeltme süresi içinde sunulan feragat beyanını içeren dilekçe değerlendirilerek bir karar verilmek üzere hükmü n bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin feragat isteği hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, 14.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy