(1086 S. K. m. 455)
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13.9.2001 gününde verilen dilekçe ile 5.6.2000 tarihli temyiz edilmeden kesinleşen hükmün tavzihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tavzih talebinin kabulüne dair verilen 26.11.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı M.G. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
HUMK.nun 455 ve devamı maddeleri uyarınca tavzih; hükmün müphem ve gayrıvazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi durumunda başvurulabilecek yasa yoludur. Somut olayda, davacıların tapuya şerh verilmesi istemi bulunmamaktadır. Böyle bir istem olmadığından hüküm fıkrasına tavzih yolu ile de olsa ilave yapılarak yeni bir hüküm tesisi olanağı olmadığından davacıların tavzih taleplerinin reddi yerine istemin kabulü yanlıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle tavzihe ilişkin mahkeme hükmünün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy