(743 S. K. m. 668)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 3.10.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2002 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ahmet Türker (Kazık) mirasçısı İsmet Türker tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, açıldığı tarihte yürürlükte bulunan önceki Medeni Kanunun 668. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Ahmet Türker (Kazık) mirasçısı İsmet Türker temyiz etmiştir.
İrtifak hakları taşınmaz leh ve aleyhine kurulduğundan, leh ve aleyhine irtifak kurulacak taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer almaları gerekir. Somut olayda, tapu kayıtları incelendiğinde aleyhine mecra hakkı kurulan taşınmazlardan 1290 parsel sayılı taşınmaz malikinin Mustafa Kaya ve 1291 parsel sayılı taşınmaz malikinin de Hülha Kaya oldukları ve davada yer almadıkları, husumet yöneltilen Ahmet Kazık'(Türker)ın da aleyhine irtifak kurulan taşınmazlarda malik olmadığı ve dava açılmadan önce öldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece; Ahmet Türker (Kazık) aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesi ve keza aleyhine irtifak hakkı kurulan 1290 ve 1291 parsel malikleri hakkında harcı da verilmek suretiyle usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden işin esasına girilerek bu parseller yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy