(743 S. K. m. 611, 612, 634)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.3.2004 gün ve 2004/1196-2318 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, harici taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında müşterek mülkiyet söz konusu olduğundan Medeni Kanunun 611 ve 612 maddelerinin olaya uygulama imkanının bulunmadığı anılan kanunun 634. maddesinde öngörülen resmi biçimde düzenlenmiş taksim sözleşmesinin olmadığı ve davacının dayandığı taksim sözleşmesi bu nedenle geçerli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyize gelmesi üzerine yerel mahkeme kararı Dairemizce onanmıştır.
Dava konusu taşınmazların dosya içerisinde bulunan tapu kayıtları incelendiğinde 31.10.1996 tarihinde intikal ve pay temliki sonucu davacı ve davalılar adına müşterek mülkiyet şeklinde tescil edildiği görülmekte ancak öncesinde bu harice taksim senedinin düzenlendiği 21.10.1996 tarihinde mülkiyet şeklinin iştirak ya da müşterek mülkiyet halinde olup olmadığı dosyadaki kayıtlardan anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirtilerek harici taksim sözleşmesinin yapıldığı 21.10.1996 tarihinde dava konusu taşınmazların taraflar veya miras bırakanları adına iştirak halinde mülkiyet şeklinde kayıtlı olup olmadığının ve olaya Medeni Kanunun 611 ve devamı maddelerinin uygulama imkanının bulunup bulunmadığının incelenerek, belgenin hukuki durumunun saptanması, taşınmazlar sözleşme tarihinde taraflar veya miras bırakanları adına iştirakli mülkiyet şeklinde kayıtlı ise muris Ali Topaloğlu'nun mirasçısı ve tarafların da miras bırakanı olan Fatma Topaloğlu'nun veraset ilamı da dosyaya konularak bu şekilde harici taksim senedinin tüm mirasçıların katıldığı bir sözleşme niteliğinde olup olmadığı incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Ne var ki, önceden yapılan inceleme sonucu hükmün yanılgı ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin bozmayı amaçlayan karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 25.03.2004 tarih ve 2004/1196-2318 sayılı kararının Kaldırılmasına, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy