(4342 S. K. m. 4, 14, Geç. m. 3) (2981 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 24.2.2004 gün ve 2003/7668-2004/1121 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mera olarak tespit edilen taşınmazın daha sonra belediye adına özel mülk olarak tescilinin yapılarak üçüncü kişilere satıldığı ve öncesi mera olan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı iddiasıyla açılan tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılma istemine ilişkindir.
4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. madde 3. fıkrasında, meraların özel mülkiyete konu olamayacakları, amacı dışında kullanılamayacakları ve zamanaşımına tabi olmadıkları, sınırlarının daraltılamayacağı, 14. maddesinde ise, tahsis amacı değiştirilmedikçe meralardan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı belirtilerek tahsis amacının nasıl değiştirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'n bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile de;
Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. hükmü getirilmiştir.
Anılan hükümde, öncesi mera olan ancak belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planlarında yerleşim yeri olarak tespit edilen, mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün bulunmayan alanlarda tahsis amacının değiştirileceği ve gerçek veya tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazların belli bir bedelin ödenmesi halinde bu kişilere devredileceği öngörüldüğünden, 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 3. maddesi hükmü konusunda derdest olan davalara da uygulanmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı Hazine vekili 1.11.2002 tarihli dilekçesi ile 25960 ada 3 sayılı parselin öncesi mera olduğu nedeni ile tapusunun iptalini istemiş, mahkemece 2981 sayılı Yasaya göre devir şartlarının oluştuğu davalının tapudan iyi niyetle satın aldığı nedeni ile davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizce öncesi mera olan dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı ve iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğinin nedeni ile 24.2.2004 tarihinde bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili bozma kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu 25952 ada 3 parselin geldisi 2431 ada 28 parsel olup kaydından da anlaşılacağı üzere öncesi meradır. İmar uygulaması ile dava konusu parselin bulunduğu alan ıslah imarda otoyol güzergahında kalmış olup daha sonra otoyol güzergahı değişmiş ve yapılan son imar planı tadilatı ile de parselin bulunduğu alan konut sahası olarak belirlenmiş ve yoldan ihdasen 27.6.1998 tarihinde Karşıyaka Belediyesi adına tescil edilmiştir. Karşıyaka Belediyesi de bu yeri 2981 sayılı Yasa uyarınca 25.4.2001 tarihinde davalı Hasan Kına adına tahsisen tescil edilmiştir.
Davacı Hazine öncesi mera olan 3 parselin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiş, mahkemenin kabul kararı Dairemizce düzeltilerek onanmıştır. Ancak, bu karardan sonra 7.6.2004 tarihinde Mera Kanununda yapılan değişiklikler yürürlüğe girdiğinden tarafların karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün aşağıda yazılı şekilde bozulması gerekmiştir.
1.1.2003 tarihinden önce kesinleştiği anlaşılan imar planına göre nizalı yer yerleşim alanı olarak belirlenmiş ve belediye adına tarla olarak tescil edildikten sonra ifraz edilerek üçüncü kişilere satılmış, üzerinde binalar inşa edilerek yeni bir yerleşim alanı oluşmuştur. 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'na eklenen geçici 3. maddede belirtilen hususlar nizalı yer hakkında da gerçekleştiğinden, bu hüküm uyarınca taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı belirlenerek bu miktarı ödemesi hususunda davalıya önel verilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2003/7668 Esas 2004/1121 Karar sayılı ve 24.2.2004 tarihli bozma kararının kaldırılmasına ve mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde yatırılan harcın iadesine, 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy