(4721 S. K. m. 744) (743 S. K. m. 668)
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.9.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Kanunun 744 (önceki Medeni Kanun'un 668.) inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca 'Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür...'
Mecra irtifakı kurulması istemine ilişkin davalarda, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Oysa, bilirkişi tarafından düzenlenen 18.4.2003 tarihli raporda mecra irtifakı tesis edilen 122 parsel maliklerinin ve taşınmazın kuzeyinde bulunan yola da elatılarak mecra irtifakı kurulduğundan ilgili belediyenin davada taraf olmadıkları görülmüştür. Eksik taraf teşkili ile istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 13.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy