(2004 S. K. m. 72) (4721 S. K. m. 883)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.4.1997 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.5.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.10.2004 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü vekili Av. Songül Yılmaz Karagöz geldi. Karşı taraftan davacı S.S Beysan İşyeri Yapı Kooperatifi Birliği vekili Av. Mahmut Küçük geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dosya kapsamından davacı Kooperatifler Birliğinin davalı arsa ofisine kamulaştırma için tespit edilen 3.626.400.000 TL ödeme yaptığı bu miktarın bir bölümü davacıya iade edildikten sonra kamulaştırma bedeline mahsuben davalı üzerinde 1.758.044.000 TL kaldığı, bilirkişi raporuna göre o tarihte ki yabancı para üzerinden davalıya ödenen ilk avansın 403.936.33 dolar olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişilerin değerlendirdiği ve mahkemenin de doğru olarak kabul ettiği üzere bu miktar tüm kamulaştırma bedeli değil, kooperatiften alınan avanstır.
Yine dosyaya göre davalı Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce Arsa Ofisi Kanunu Uygulama Yönetmeliği doğrultusunda işin ilk ihalesinin 13.11.1997 tarihinde 150.200.000.000 TL bedelle, arsanın kalanı için yapılan 2. ihalenin de 7.12.1998 tarihinde ve 810.000.000.000 TL bedelle yapıldığı sabittir. Başka bir anlatımla davacıya sağlanan arsaların bedeli 1.758.044.000 TL değil tarafların serbest iradeleri ile ilk ve ikinci ihalede kararlaştırdıkları (150.200.000.000TL-810.000.000.000-960.200.000.000TL) 960.200.000.000 TL'dir. Yanların karşılıklı olarak alacak ve borç ilişkilerinin bu saptamalar doğrultusunda açıklığa kavuşturulması zorunludur. Hal böyle olunca gerek bilirkişilerin gerekse mahkemenin uyuşmazlığın giderilmesinde benimsedikleri çıkış noktasının hatalı olduğu açıkça görülür.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişilerden ek rapor alınarak davacının 25.7.1991 tarihinde idareye yatırdığı 1.758.044.000 TL' nin güncelleştirmenin sağlanması amacıyla dolar karşılığını bulmak, yine ilk ihalenin yapıldığı 13.11.1997tarihindeki ihale tutarı olan 150.200.000.000 TL'nin ve 2. ihalenin yapıldığı 7.12.1998 tarihindeki 810.000.000.000 TL'nin dolar karşılığını bulmak, böylelikle ilk ve 2. ihale bedelleri yani arsa maliyeti dolar değeri üzerinden ortaya çıkartılarak bunlardan avans olarak yatırılan TL'nin dolar tutarı gerek ilk ihale ve gerekse 2. ihale sebebiyle dava tarihine kadar davacının davalı arsa ofisine yaptığı TL ödemelerin yapıldığı tarihlerdeki dolar karşılığını da bularak bunları ilk ve 2. ihale bedellerinden düşmek bütün bunlardan sonra güncelleştirme sağlanıp taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi hakkında bu şekilde bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Tüm bu yönler bir yana bırakılarak somut olaya yanlış anlam verilmesi sonucu dava yazılı olduğu şekilde kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin karşılıklı olarak alınarak taraflara verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının yatıranlara geri verilmesine, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy