(4342 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 4.5.2004 gün ve 2004/1884-3643 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mera olarak tespit edilen taşınmazın daha sonra belediye adına özel mülk olarak tescilinin yapılarak üçüncü kişilere satıldığı ve öncesi mera olan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı iddiasıyla açılan tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılma istemine ilişkindir.
4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. madde 3. fıkrasında, meraların özel mülkiyete konu olamayacakları, amacı dışında kullanılamayacakları ve zamanaşımına tabi olmadıkları, sınırlarının daraltılamayacağı, 14. maddesinde ise, tahsis amacı değiştirilmedikçe meralardan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı belirtilerek tahsis amacının nasıl değiştirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3.madde ile de;
Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. hükmü getirilmiştir.
Anılan hükümde, öncesi mera olan ancak belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planlarında yerleşim yeri olarak tespit edilen, mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün bulunmayan alanlarda tahsis amacının değiştirileceği ve gerçek veya tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazların belli bir bedelin ödenmesi halinde bu kişilere devredileceği öngörüldüğünden, 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 3. maddesi hükmü konusunda derdest olan davalara da uygulanmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı Hazine vekili 15.11.2001 tarihli dilekçesi ile 7050 parsel sayılı taşınmazın öncesi mera olduğu nedeni ile tapusunun iptalini istemiş, mahkemece kamu malı niteliğindeki meraların tapu kaydına dayanılarak iyiniyetle kazanılması mümkün olmadığından kabul kararı verilmiş davalının temyizi üzerine Dairemizce yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili onama kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu 7050 parselin geldisi 1758 parsel olup kaydından da anlaşılacağı üzere öncesi meradır. 1991 yılında 2981 sayılı Yasasının 10. maddesine göre yeniden kadastrosu yapılarak, bu bölgenin yerleşim alanı içerisinde kaldığı ve üzerinde yapılaşma olduğundan bahisle Sultanhanı Belediyesi Tüzel Kişiliği adına ev, mandıra ve arsa vasfı ile tescil edilmiştir. Sultanhan Belediyesi de bu yeri tapuda 17.1.1994 tarihinde davalı Fevzi Kara'ya satmıştır.
Davacı Hazine'nin tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma isteği kabul edilmiş ve Dairemizce karar onanmış ise de bu karardan sonra 7.6.2004 tarihinde Mera Kanununda yapılan değişiklikler yürürlüğe girdiğinden davalı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün aşağıda yazılı şekilde bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dava konusu 7050 parsel sayılı taşınmazın 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ve mera olarak kullanılma niteliği taşıyıp taşımadığı araştırılmalı dava konusu taşınmaz için 5178 Sayılı Yasa ile 4342 Sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 3. madde hükmünün uygulama olanağı olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 4.5.2004 tarihli 2004/1884-3643 sayılı onama ilamı kaldırılarak, hükmün yazılı gerekçelerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy