(221 S. K. m. 1)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.9.2002 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının kaldırılması ve ifraz edilmiş bulunan parsellerin tevhidinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair verilen 13.4.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davaya konu 76 parsel numaralı taşınmaz Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.5.2001 tarih ve 2001/496-520 Sayılı hükmü uyarınca davacı şirket adına tescil edilmiştir. Anılan hükümden önce ise parselin maliki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tüzel Kişiliğidir. 1968 tarihiden önce ise parselin sahibi davacı şirkettir. Bu tarihten önceki hakkına ve İSKİ Genel Müdürlüğünün 221 Sayılı Yasa gereği haksız bir yetki kullanarak 76 parselin mülkiyetini kazandığı gerekçesine dayanarak davayı açtığı ve sonucuna göre de mahkemece dava dilekçesindeki talep ve oluşan duruma göre 76 parselin mülkiyetinin davacı adına tesciline ve bu kararla birlikte 76 parsel üzerinde Büyükşehir Belediyesi yararına irtifak hakkı kurulmasına da karar verilmiştir.
Davacı, eldeki dava ile işte az yukarıya özeti yapılan mahkeme hükmü ile kurulmuş irtifakın Hamidiye suyu isale hattı olarak kullanılacağı kabulü ile kurulmasının yersizliğinden söz edilerek ve yenileşmiş başka bir hat ile davaya konu irtifakın metruk hale düşürüldüğünü açıklamak isteyerek davalı yana hukuki ve fiili hiçbir yarar sağlamayan bu irtifakın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davaya konu 76 parsel üzerinde, davacı istemi doğrultusunda davalı yararına irtifak tesisinin tarihi 2001 yılıdır. Yukarıya özeti alınan 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/496 Esas sayılı dava dosyasında toplanıp değerlendirilen, delilleri hukuki değerden düşürecek yeni bir delil ortaya çıkmadıktan sonra mahkeme hükmünü tümden değerden düşürecek yeni bir yargı hükmü verilemez. Hamidiye suyuna ait 76 parsel zemininde bulunan hattın kırık dökük olması irtifakı hükümden düşürmeye yeterli sayılamaz. Davacı tarafça hattın aktif olmaması dışında başka bir delile dayanmadığına göre davanın reddine karar verilecek yerde olaya uygun düşmeyen hükümde yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ilehükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy