(1086 S. K. m. 63, 92, 95) (818 S. K. m. 388)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.1994 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.04.1995 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.07.2003 günü duruşma yapıldıktan sonra görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline geri çevrilmişti. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar dairemize gönderilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı vekilinin davayı kabul etmesi sebebiyle kabul edilmiştir. Gerçekten, H.U.M.K.'nun 92. maddesi uyarınca davanın kabulü iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir. Anılan yasının 95. maddesi hükmünce de kabul kati bir hükmün hukuki sonuçlarını meydana getirir. Mahkeme huzurundaki kabul, davacı beyanın duruşma tutanağına geçirilmesi ile veya vekilin bu konudaki iradesini mahkemeye bildirmesi ile yapılabilir. Kabul iradesi vekil tarafından bildirilmiş ise kuşkusuz bu beyanı yapan vekilin beyanda bulunmaya yetkili olması şartı aranır. Olayda, davalı vekiline verilen vekaletnamede bu yolda verilmiş yetki bulunmadığından ve verilen vekaletname sadece boşanma davasını sonuçlandırmaya yönelik işlemleri kapsadığından davalı vekilinin davayı kabul etmesi hukuki sonuç doğurmaz.
Mahkemece bütün bu açıklamalar gözetilerek, yanlar arasındaki çekişmenin esası incelenip hükme bağlanması yerine yeterli ve geçerli kabul iradesi varmışçasına davanın kabulü doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 375.000.000.- TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy