(743 S. K. m. 639, 650) (4721 S. K. m. 713, 724) (4342 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.2.2001 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı davacı tarafından verilen 16.3.2001 tarihli dilekçe ile de tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; elatmanın önlenmesi kal isteminin kabulüne, ecrimisil istemi ile karşı davanın reddine dair verilen 8.4.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı/karşı davacı Şerif Çağdaş vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.4.2004 günü duruşma yapılmasından sonra görülen eksiklik nedeniyle evrak yerel mahkemesine geri çevrilmişti. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Kağıthane Belediye Başkanlığı, İstanbul 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/22 Esas 1995/42 Karar sayılı ilamı ile adına tescil edilen taşınmaza bina yapmak suretiyle elatan davalının müdahalesinin önlenmesini, binanın kal'ini ve kullanım bedeli olarak 3.000.000.000 TL. nın tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı/karşı davacı Şerif Çağdaş ise; dava konusu taşınmazın 13.10.1957 tarihinde köy ihtiyar heyeti kararı uyarınca parsellenerek noter huzurunda çekilen kura sonucu maliki olan Husamettin Urgur'dan satın aldığını, üzerine Belediyeden alınan ruhsat uyarınca bina inşa ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında 1843 parsel olarak tespit gören taşınmazdaki yapının kendisine ait olduğunun belirlendiğini, 1957 yılından beri malik sıfatı ile kullandığını, ecrimisil istemine ilişkin olarak İdare Mahkemesine açılan davaların lehine sonuçlandığını belirterek Medeni Kanunun 639. maddesi (Yeni Medeni Kanunun 713) uyarınca, kabul edilmediği takdirde ise, Medeni Kanunun 650. maddesi (Yeni Medeni Kanunun m.724) uyarınca 5828 ada 1 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece elatmanın önlenmesi ve kal isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine, davalı/karşı davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı/karşı davacı Şerif Çağdaş tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteğine karşı dava ise öncesi mera iken hükmen davacı Belediye adına tescil edilen taşınmazda, tescilden önce satın alma yolu ile oluşan zilyetliğe ve Medeni Kanunun 650.maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkindir.
Yerel mahkeme kararının bozulmasından sonra yürürlüğe giren, 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3. madde ile;
Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir. Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir. hükmü getirilmiştir.
Anılan hükümde, öncesi mera olan ancak, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan, 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planlarında yerleşim yeri olarak tespit edilen, mera olarak kullanımı teknik olarak mümkün bulunmayan alanlarda tahsis amacının değiştirileceği ve gerçek veya tüzel kişiler adına tescil edilmiş taşınmazların belli bir bedelin ödenmesi halinde bu kişilere devredileceği öngörüldüğünden, 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'na eklenen geçici 3. maddesi aynı konuda derdest olan davalara da uygulanacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelindiğinde dosyada mevcut tapu kaydına göre 5828 ada 1 parsel arsa niteliği ile davacı Belediye adına kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın geldisi olan 1843 parsel 12.11.1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilmiş, mahkemece öncesi mera olan taşınmazdaki zilyetliğe değer verilemeyeceği ve hükmen davacı Belediye adına tescil edildiği gerekçeleri ile davalı/karşı davacı Şerif Çağdaş'ın isteminin reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ile taşınmazın 7.6.2004 tarihinde 5178 sayılı Yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunu'na eklenen geçici 3. madde kapsamında bulunup bulunmadığı saptanamamaktadır.
Belirtilen nedenlerle mahkemece, dava konusu taşınmaz için 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 3. madde hükmünün uygulanması olanağı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı/karşı davacı Şerif Çağdaş'ın temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 375.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı/karşı davacı Şerif Çağdaş'a verilmesine, 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy