(4721 S. K. m. 1025)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.8.2003 gününde verilen dilekçe ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; yargı yolu yönünden mahkemenin görevsizliğine dair verilen 21.10.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davada imtiyaz sözleşmesinin 20/A ve 21/a maddelerine dayanılarak mülkiyeti Hazineye ait olması gereken davalı üzerindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istenmiştir. Gerçekten, Türk Medeni Kanunun 1025. maddesi uyarınca bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Davanın görüleceği yer ise, idari yargı değil adli yargıdır. Burada, taraflar arasında imtiyaz sözleşmesinin bulunması ve bu sözleşmenin taraflar arasında idare hukuku ilişkisi kurmasının bir önemi yoktur. Dava, mülkiyet iddiasına dayandırıldığı halde, Mahkemece, çekişmenin giderileceği yerin idari yargı olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Uyuşmazlığın esasının incelenmesini teminen karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy