(1086 S. K. m. 53, 58) (4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacılar tarafından, davalı aleyhine 09.04.1997 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.02.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı T. vekili ve müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki olduğu 1074 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalıya ait 1227 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, 1073 parsel sayılı taşınmazın geçit için daha uygun olduğunu savunmuş, mahkemece, davalı taşınmazı üzerinden davacı taşınmazı yararına geçit hakkı tesisi edilmiştir.
Davalının temyizi üzerine yerel mahkeme kararı dairemizce;
- 27.09.1999 tarihli bilirkişi raporundaki 1073 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçirilen 3 numaralı güzergahın yeniden değerlendirilmesi, bu taşınmazda bulunan benzin istasyonu projesinin uygulanması ve lastik tamir atölyesinin başka yere yapılma olanağının üzerinde durulması,
- Komşu 1076 parsel malikinin açmış olduğu geçit hakkı davasının da incelenerek, her iki taşınmazın aynı yoldan yararlanma olanağının bulunup bulunmadığını araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve 1076 parsel malikinin açtığı dava dosyası incelenmiş, ayrıca 1073, 1074 ve 1227 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı istemiyle 1226 parsel sayılı taşınmaz malikinin açtığı dava birleştirilmiştir. Yargılama sırasında, 1073 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki benzin istasyonu sahibi P. Petrol Ltd. Şti. davaya katılma isteminde bulunmuştur. Yapılan yargılama sonunda,
1074 ve 1226 parsel sayılı taşınmazlar yararına 1073 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis edilmiş, P. Petrol Ltd. Şti.'nin katılma istemi ise reddedilmiştir.
Hükmü, davaya müdahale isteminde bulunan P. Petrol Ltd. Ştİ. ve 1073 parsel maliki temyiz etmiştir.
Temyiz itirazlarının incelenmesinden önce, katılma isteminde bulunan P. Petrol Ltd. Ştİ. müdahale isteminin feri müdahale mi yoksa asli müdahale mi olduğunun irde1enmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda "Üçüncü Şahsın Müdahalesi" ( m. 53-58 ) başlığı altında, iki taraf arasında görülmekte olan bir davaya, taraflardan birinin davayı kazanmasında hukuki yaran olan üçüncü kişinin davaya katılmasına ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Feri ( yan ) müdahale olarak tanımlanan bu katılımda, üçüncü kişi taraf olarak değil, taraflardan birinin yanında onun yardımcısı olarak davada yer almaktadır. Feri müdahalenin bulunduğu durumda, müdahilin ayrı bir davası da bulunmamaktadır.
Asli müdahale olarak tanımlanan ve üçüncü kişinin davanın taraflarına karşı, müstakil hak iddiası ile davaya katılması ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmemiştir. Ancak, uygulama ve doktrinde asli müdahale ( katılma ) kabul edilmektedir. Bir yargılamaya konu olan şey üzerinde hak iddia eden kişinin hukuki koruma istemiyle davaya katılması, onun bu yolla dava hakkını ( AY. m. 36/1 ) kullanması sonucu asli müdahale yoluyla dava yığılması oluşmaktadır. Mahkemece de her iki tarafı da hasım göstererek davaya katılan kişinin usulü talebi, görülmekte olan davanın konusunu oluşturan istem sonucundan farklı olduğundan asıl dava ve müdahilin davası hakkında ayrı hüküm verilmek zorundadır.
Somut olayda; P. Petrol Ltd. Şti. benzin istasyonunun üzerinde bulunduğu taşınmaz aleyhine geçit hakkı kurulmasına karşı çıkmakta ve bu taşınmazın maliki yanında davaya katılarak davanın reddini istemektedir. Bu istemde bulunurken dilekçesini harçlandırmış ise de, yukarıda açıklandığı şekilde, davanın taraflarına karşı yöneltilmiş ayrı bir istem sonucu olmadığından davada feri müdahil olarak yer almak istediği anlaşılmaktadır. P. petrolün davalı davayı kazanmasında hukuki yararı bulunduğu için müdahale isteminin kabulüne karar vermek gerekirken bu istemin reddi doğru görülmemiştir.
Davalının temyiz itirazlarına gelince, 1227 parsel sayılı taşınmaz malikinin açtığı davada davalı olarak gösterilen 1073 parsel maliki aleyhine, 1074 parsel maliki tarafından da usulünce dava açılmış ve bu kişi birleştirilen davalarda ayrı ayrı davalı sıfatı kazanmıştır.
Ancak; aleyhine hüküm kurulan davalının savunmaları dikkate alınmamış, 1076 parsel sayılı taşınmaz yararına kurulan geçit hakkından davacıların yararlanma olanağının bulunup bulunmadığı yeterince irdelenmemiş, 1073 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki benzin istasyonu projesi uygulanmamıştır.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkına dayalı olarak taşınmazlarından yararlanmaları için taşınmazlarına ulaşmaları gerekmektedir. Bu ulaşım olanağının sağlanması mahkemeden istendiğinde, geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi gözetilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece, tüm geçit alternatifleri yeniden değerlendirilerek, bölgede bulunan taşınmazların kullanım amaçları da nazara alınmak suretiyle, birden çok taşınmazın yol olarak kullanılmasının da önüne geçmek için, ortak yoldan yararlanmaları olanağı üzerinde de durularak bir karar verilmesi gerektiğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy