(2942 S. K. m. 12, 13)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.9.2002 gününde verilen dilekçe ve birleştirilen dosyada 29.4.2003 tarihinde verilen dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, tespit ve alacak, müdahil tarafından verilen 9.6.2003 tarihli dilekçede de alacak istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, tespit isteminin reddine dair verilen 5.7.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve müdahil vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.11.2004 günü yapılan tebligat üzerine temyiz eden müdahil İ. Ö. ve müdahil ile davacı O. Ö. vekili Av. R. A. ile karşı taraftan davalılar vekili Av. M. E. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı O. Ö. 18.2.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil, birleştirilen dosyada ise, satış vaadi sözleşmesine konu iken kamulaştırılan taşınmazlarının mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti ile kamulaştırma bedelinin artırılması davası sonucunda satış vaadinde bulunanlar lehine hükmedilen bedelin tahsili isteğinde bulunmuştur.
Birleştirilen davaya müdahil olarak katılan İ. Ö. ise, kamulaştırma bedelinin artırım davasında satış vaadinde bulunanlarca verilen temliknameye dayanarak alacak isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece birleştirilen her iki dosyadaki istemin de kabulüne dair verilen karar Dairemizin 9.12.2003 tarih, 2003/6874 Esas, 2003/8506 Karar sayılı ilamı ile; özetle .... Eldeki dosyada birleştirilen davaların hukuki dayanaklarının farklı olması nedeniyle kanıtların daha sağlıklı irdelenerek sonuçlandırılması açısından tefrik edilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyulmuş ve her iki davanın ayrılmasına karar verilmiş ise de, son karar da ayrılan davadaki istem ile ilgili olarak da hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Belirtilen nedenlerle, hükmün 2 ve 3.bentleri yönünden karar bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte sayılan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 375.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ve müdahile verilmesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy