(1086 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 702, 1027)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.7.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.7.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK. nun 13. maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılır iken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3- Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konusu taşınmazlarda murisinin Mehmet olan baba adının Hacı Mehmet olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece; düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmiş; Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmış; istem konusunda tanıklar dinlenmiş; nüfus kayıtları getirtilerek nüfus araştırması sonucu Haytabey Köyü'nde 168 hanede Hacı Mehmet oğlu 1328 doğumlu Ahmet Kilik'ten başka Ahmet isminde 1328 doğumlu kişinin bulunmadığı bildirilmesinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak; 1132 parselin tapulama tutanağında baba ismi düzeltilmesi istenilen ve 16.04.1987 tarihinde ölen Hacı Ahmet Kilik'in 1988 yılında yapılan kadastro sırasında beyanda bulunan ilgililer sütununda imzası bulunduğundan ve 269 parselin tapulama tutanağında edinme sebebi sütununda Eşe Vezir oğlu Ahmet'in taşınmazın zilyedi iken 1945 yılında kardeşi Cemile Kilik'e sattığı, Cemile'nin de taşınmazı 3 parçaya bölerek oğullarına şartsız ve bedelsiz hibe etmesinden dava konusu taşınmazı Ahmet Kilik'in edindiği açıklandığından, adı geçen 269 ve 1132 parsellerin tapulama tutanaklarında belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması için Denizli Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı ayrıntılı biçimde sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, Hacı Mehmet oğlu Ahmet Kilik'in kök kayıtlar da getirtilip, incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Hüküm açıklanan bu sebeple eksik araştırma ve incelemeye dayandığından bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy