(1086 S. K. m. 37, 344)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.6.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 7.10.1953 tarihli 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bir taşınmazın gerçekte kendi adına alınması gerektiğini ve bedeli de kendisinin ödediğini ileri sürerek kaydın adına düzeltilmesini isteyen diğer eşin bu iddiasını resmi bir sözleşmeye dayandırması gerekir. Aksi halde hukuki nedeni olmayan davanın reddi gerekir.
Somut olayda, davacı eş iddiasını resmi bir sözleşmeyle kanıtlayamamıştır. Ancak;
Dava dilekçesinde "vs deliller" denilerek yemin deliline de dayanılmış, bu delilden, sonradan verilen dilekçede delilleri hasredilmeyerek vazgeçilmemiştir. Böyle olunca davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun hüküm kurulması yerine eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy