(4721 S. K. m. 1023, 1024) (743 S. K. m. 3, 931, 932)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 5.4.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın tazminat yönünden kabulüne dair verilen 29.12.2003 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı A. V. mirasçılarının ve tapu iptal ve tescil talebinden vazgeçen davacı Ü. Ü.' nün tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacılardan F. Ü. ' nun temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın bedeli 70.000.000.000 TL nin tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına göre; 220 parselin H. Ş. adına kayıtlı iken bu kişi tarafından biçimine uygun düzenlenen 25.10.1974 günlü sözleşme ile davalıların miras bırakanı A. V. 'ye satımının vaat edildiği bu kişinin de 5.12.1977 günlü sözleşme ile davacılar miras bırakanı R. 'ye satış vaadinde bulunduğu, bu sözleşme ifa edilmeden vaat borçlusu A. V.' nin 25.10.1974 günlü sözleşmeye dayanarak akidi olan H. Ş. hakkında tapu iptal ve tescil davası açarak taşınmazın 13.6.1997 tarihinde hükmen A. V. mirasçıları adına tescil edildiği, 16.6.1997 tarihinde de satış suretiyle dava dışı Ö. K.' ya devredildiği, imar uygulaması sonucu 1 ve 2 parsellere giden taşınmazlardan 1 parseli 1/2 şer pay olarak davalılar Y. ve E. G.' nin 14.10.1997 tarihinde satın aldığı 2 parselde ise, Ö. K.' dan 14.10.1997 tarihinde satın almasıyla davalı E. G. ' nin 63/431 payı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi, 1 parselde davalılardan Y. ve E.' nin tapudan satın alma suretiyle, 1/2 şer payı, 2 parselde ise davalı E.' nin Ö.' den gelen 63/431 payı bulunmaktadır. Bilindiği üzere tapuda yapılan işlemler gerçek maliki ve gerçek hakkı yansıtmakta ise bu tesciller yasal tescildir. Ancak, tescil işlemi malik ve hakkın kapsamı bakımından gerçeği yansıtmıyor ise Medeni Kanunun 931 (Yeni Medeni Kanunun 1023) maddesi hükmünce iyi niyete dayanmayan yani yolsuz tescil söz konusu olur. Şayet tescil işlemi gerçek malik, ve gerçek hakkı kapsamamakta ise kuşkusuz hüküm ve sonuçlarını meydana getirmeyecektir. Çünkü bu gibi durumlarda hak görünürdedir. Şüphesiz tescilin yokluğu kural olarak işlemin yapıldığı anda mevcut olmalıdır. Gerçekten, tapu sicilindeki kayda güvenerek bir taşınmazı iyi niyetle mal edinen kişinin iktisabı geçerli ise de tescilin yolsuzluğunu bilen ya da konumu gereği bilmesi gereken üçüncü kişi yapılan tescil istemine dayanamaz. Böyle bir tescil istemi varsa hakkı zedelenen kimse tescilin yolsuzluğunu, iyi niyetli olmayan üçüncü kişiye karşı ileri sürebilir. (Medeni Kanunun 932-Yeni Medeni Kanunun 1024). Medeni Kanunun 931 maddesinde sözü edilen iyi niyet ise aynı yasanın 3. maddesinde söylendiği gibi objektif iyi niyettir. Zira, halin icaplarına göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz. Daha açığı gereken özen gösterilse idi kaydın yolsuz tescile dayandığını anlayabilecek kimse Medeni Kanunun 931. maddesine sığınamaz.
Bu açıklamaların ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacılar yukarıdan beri sıralanan tescil işlemleri ile tapuda malik olan kişilerin iyi niyetli olmadıklarını, bu nedenle de iktisaplarının geçerli bulunmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuşlar ve delil olarak 18.9.2001 tarihli dilekçelerinde tanıklarının dinlenmesini talep etmiş olduklarından mahkemece süregelen iktisaplarda kötü niyetin araştırılması bakımından davacı tanıkları dinlenmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı A. V. mirasçıları ile davacı Ü. Ü. 'nün tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bent uyarınca davacılardan F. Ü. yararına BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının F. Ü.' ye iadesine, 10.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy