(4721 S. K. m. 683)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.6.2000 tarihinde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.7.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davalı Ahmet Kurt'un 383 parsel numaralı meradan 9945 metrekarelik yeri sürerek mahsul ektiği 22.3.2000 gününde yapılan tespit keşfi sırasında anlaşılmış olup davanın açıldığı 27.6.2000 tarihi itibariyle 2000 yılının mahsül dönemi için davalının elattığının kabulü gerekir. Bu sebeple davanın açıldığı sırada davalı hakkında dava açılmasının koşulları mevcut olduğundan mahkemece eldeki davanın 15.7.2002 gününde yapılan keşfinde yerin hiç kimsenin tasarrufunda görülmediği gerekçesiyle davanın husumet sebebiyle reddi isabetli değildir. Ne var ki; 2000 yılı tarım mevsimi elatmasından sonra davalının tecavüzden geri durması davayı konusuz kıldığı için men'i müdahaleye ait bir hüküm kurulması da artık gerekmez. Mahkemece yapılacak iş, dava gününde var olan tecavüz sebebiyle yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davada kendini vekille temsil ettiren davacı yararına ücreti vekalet takdiri ile konusuz kalan davanın reddine karar verilmesinden ibaret olmalıdır. Böyle yapılmayarak davanın açılmasına sebebiyet veren davalı hakkında az yukarda yazıldığı gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy