(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarda tarih ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13.9.2004 tarih ve 2004/3516-5771 s. ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamanın yenilenmesi isteminden kaynaklanmıştır.
Yargılamanın iadesini isteyen davacılar, murisleri davalı Cafer Sadık Uludağ'a yapılan tebligatın yöntemine uygun olmadığını, aslında tebligat için gösterilen adresin davalı Ali Öztürk'e ilişkin adres olduğunu, bu biçimde hile ve huda kullanıldığını bildirmiştir. Gerçekten, davalı Cafer Sadık Uludağ'a dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligat "N. Mahallesi .... Sokak Sayılı Apt. Kat. .. No. .... Mersin" adresine gönderilmiş, bu adreste 7201 S. Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Ancak, davacı Ali Öztürk'ün vekili ve 27.7.1994 gününde tescil davası açan Av.Ahmet Ergün'e verilen vekaletnamede de aynı adres Ali Öztürk'ün adresi olarak yazılmıştır. Daha açığı Ali Öztürk tarafından çıkartılan tebligat davalıya yine Ali Öztürk'ün adresinde tebliğ edilmiş, bu biçimde dava Cafer Sadık Uludağ'ın yokluğunda bitirilerek karar da aynı adrese aynı yöntemle tebliğ ettirilip kesinleştirilmiştir.
HUMK. nun 445. maddesinin 7.bendinde sözü edilen (hile ve huda) uygulamada ve doktrinde geniş anlamda anlaşılmakta ve bilinen vakıaların davada gizlenilmesi yada somut olayda olduğu gibi, yöntemince tebligat yaptırılmayarak davanın karşı tarafın yokluğunda sonuçlandırılması hile ve huda kapsamında sayılmaktadır. Bu yüzden davacıların yargılamanın yenilenmesi talebi kanunun 445/7 maddesine uygundur. Hal böyle olunca, Mahkemece; yanlış adres gösterilerek tebligat yapıldığını iddia eden davacı tarafından bu konudaki delilleri istenip toplanarak İade-i muhakeme talebinin sonucuna uygun değerlendirilmesi yerine iddia edilen olayların vasıflandırılmasında hataya düşülerek talebin HUMK. nun 445. maddesinde sayılan sebeplere uymadığından bahisle reddi doğru olmamıştır. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken onandığı bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından davacıların karar düzeltme istemi kabul edilmelidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile onamaya ait Dairemizin 13.9.2004 gün ve 2004/3516-5771 s. kararının KALDIRILMASINA, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy