(3402 S. K. m. 17, 46, 49) (766 S. K. m. 37)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.6.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki imar ihya şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.3.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık 5220 metrekare yüzölçümündeki 141 sayılı parselin tapu kaydı beyanlar hanesinde imar ihyası Fatma Cengiz tarafından yapılmıştır. Şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Bu şerhin tapu kaydına imar-ihyadan kaynaklanan kişisel hakkı ileri sürebilme kolaylığı amacıyla konulduğu kuşkusuzdur. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 46/1 maddesi hükmünce kadastrosu yapılacak veya daha önce tapulama veya kadastrosu tamamlanmış bulunan yerlerde 766 sayılı Kanunun 37. maddesi veya 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen bu gibi taşınmaz mallar Kadastro kanunu hükümlerine göre iktisap şartlarına dayanarak zilyetleri adına tescili mümkündür. Ancak, maddenin son fıkrası uyarınca daha önce kadastrosu yapılan yerlerde bu maddeye dayanan talep ve dava hakkı bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl geçmekle düşer. 3402 sayılı Kadastro Kanunu 9.7.1987 tarihinde yayınlanmış 49. maddesi gereğince de üç ay sonra yani 9.10.1987 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda, davalının 141 parselle ilgili 3402 sayılı Yasanın 46. maddesine dayanarak Hazine adına olan kaydın iptal ve tescili için dava açtığına dair bir savunması yoktur. Dolayısı ile şerhin tapu kaydının beyanlar hanesinde kalmasını gerektiren hukuki yarar da kalmamıştır. Her dava açıldığı tarihteki yasa hükümleri uygulanarak çözümleneceğinden burada davalının geleceğe yönelik hukuki yararı olacağından da söz edilemez. Kaldı ki, tapu kaydına göre dava konusu taşınmazın Belediye hudutları dahilinde bir yer olduğu anlaşılmaktadır.
Kadastro Yasasının 17/son maddesi gereğince ilçe imar planı kapsamında kalan taşınmazların imar ihya ile mülk edinme olanağı bulunmadığından istemin hüküm altına alınması yerine dava reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy