(2644 S. K. m. 31) (4721 S. K. m. 719)
Dava : Davacı tarafından, davalılar aleyhine 7.5.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.3.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı maliki olduğu Kasım 1988 tarih ve 34 sıra numaralı taşınmazın zemindeki miktarının tapuda yazılı miktardan fazla olduğunu belirterek yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuş, davalı Yeter Kurt davaya karşı bir diyeceğinin olmadığını bildirmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, taşınmazın tapuda 460 metrekare olan yüzölçümünün 3000 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, 5520 Sayılı Kanunla değişik Tapu Kanununun 31. Maddesi uyarınca, tapu kaydındaki yüzölçümü miktarının düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Anılan maddeye göre, taşınmaz malların yüzölçümü tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı mahkemece tespit edildiği takdirde, taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verilir.
Bu tür davalarda;
1- Taşınmazın yüzölçümü miktarının daha önce açılan bir dava sonucu değiştirilmiş olmaması,
2- Taşınmaz tapu kaydının tüm geldileri ile birlikte getirtilmesi, diğer bir anlatımla ilk tesis tapusu esas tutularak, tedavülleri ile birlikte uygulanarak, taşınmazın sınırlarının saptanması,
3- Taşınmazın Medeni Kanunun 719. maddesi uyarınca fenni esaslara uygun olarak düzenlenen, gerçek duruma ters düşmeyen bir haritası mevcut olup olmadığının da araştırılması, geçerli bir harita varsa, tapunun kapsamına giren taşınmazın yüzölçümünün belirtilmesinde sınırlara değil haritaya itibar edilmesi,
4- Tapu kaydında okunan sınırların, değişken nitelikte olmaması, sınırların dağ, tepe gibi istikamet gösteren nitelikte olması halinde kayıtta yazılı miktara değer verilmesi,
5- Komşu taşınmazlara ilişkin, tapu veya vergi kaydının bulunması halinde bu kayıtlar da uygulanarak, dava konusu taşınmazı ne şekilde okuduğunun saptanması,
6- Komşu taşınmaz maliklerinin dinlenmesi, bunun için, taşınmaz maliklerine davanın niteliğini açıklayan ve yargılamaya katılmadıkları takdirde, davacı ile aralarında sınır çekişmesi olmadığını kabul ettiklerini belirtir şekilde açıklamalı davetiye çıkarılması, gereklidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dava konusu taşınmazı çevreleyen taşınmaz maliklerinin yukarıda açıklandığı şekilde açıklamalı davetiye ile çağrılması ve geldiklerinde davacı ile aralarında sınır çekişmesi olup olmadığının sorulması, ve komşu taşınmazlara ilişkin tapu ve vergi kaydının bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunduğunun anlaşılması halinde mahallinde uygulanarak dava konusu taşınmazı ne şekilde okuduğunun saptanması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy