(4721 S. K. m. 684, 718/2) (3194 S. K. m. 18/9)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.1.2001 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal birleştirilen davada davacı H.Fehmi Ererinç tarafından verilen 14.6.2001 tarihli dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davada verilen karar kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına, dair verilen 13.10.2004 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı İhsan Kızıltoprak duruşmasız olarak H.Fehmi Ererinç tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.5.2005 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı İhsan Kızıltoprak vekili Av.Halit Moralıoğlu geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yasal ayrıcalıklar dışında Medeni Kanunun 684/1 ve 718/2 maddeleri uyarınca arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bunun ayrıcalıklarından birisi de Dairemiz bozma ilamında vurgulandığı üzere 3194 sayılı İmar Yasasının 18/9 maddesidir. Anılan bu hükme göre, arazinin ayrılmaz parçası olan bina ile zemin arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parselleri oluşturulabileceği öngörülmüştür.
Somut olayda; mülkiyet hakkına dayanan 3 parsel maliki bu parsel üzerindeki taşkın bölümlerin yıkımını istemiş, mahkemece de bu istek hüküm altına alınmıştır. Ne var ki; yıkımına karar verilen yapı 3 numaralı parsel dışında 2, 4, 7, 8 ve 9 numaralı parsellere de taşkındır. Başka bir anlatımla yıkım hükmü az yukarıda sözü edilen Medeni Kanunun 684. maddesi uyarınca 2, 4, 7, 8 ve 9 parsellerin maliki olan kişilerin hukukunu da etkileyecektir. Hal böyle olunca, davanın anılan parsel malikleri davada yer almadan çözümü olanaksızdır. Mahkemece bu kişilerin davaya katılmaları sağlanarak ve bu kişilerin delilleri de değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Belirtilen bu husus gözetilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 24.5.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy