(2886 S. K. m. 1, 2, 3)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.10.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve dava konusu taşınmazın haciz şerhlerinden arındırılmış olarak tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 14.9.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Hazine ile SSK Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü, Hazine ve SSK Ankara Bölge Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2- Davacılar dava konusu taşınmazın satın alındığı 8.4.1999 tarihinde taşınmazdaki Belediye hissesinin mülkiyetinin kendilerine geçtiğini, sonraki tarihlerde belediye borçlarından dolayı konulan hacizlerden kendilerinin sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılması suretiyle belediye hissesinin adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğü vekili, davalı Belediyenin tapudaki şerhe rağmen bu satışı yapmasının yasaya aykırı olduğunu, satışa ilişkin encümen kararında satış yetkisi veren Belediye Meclisi kararından sözedilmediğini, davalı SSK vekili, kurumun yaptığı haciz tarihinde taşınmazın davalı belediye adına kayıtlı olduğunu sigorta pirim borçları ödenmedikçe haczin kaldırılamayacağını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Davalı Belediye Başkanlığı ise resmi ihale ile mülkiyet geçeceğinden davanın kabulü gerektiğini belirterek davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, davacıların tescile ilişkin taleplerinin kabulü ile dava konusu taşınmazdaki 1107/2400 belediye hissesinin iptali ile davacılar adına tesciline, Hazine ve SSK aleyhine açılan haciz şerhlerinin kaldırılması isteminin reddine, Belediye Başkanlığının talebine rağmen haciz şerhini terkin etmediği gerekçesi ile Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın yargılama yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm; davacılar ile davalılar Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile SSK Ankara Bölge Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki belge ve delillerin incelenmesinde; 23.2.1954 tarihli 4 sayılı Belediye Meclisi kararı ile Belediyeye ait Kayabaşı Mahallesi, Yayla Mevkiinde bulunan gayrimenkullerin 2886 sayılı kanun hükümlerine göre satılması, tapudan devirlerinin yapılması vs. konularında Belediye Encümenine yetki verilmiş, 8.4.1999 tarihli 110 sayılı Belediye Encümeni Kararı ile 584 ada 1 parseldeki Belediye hissesinin davacılara toplam 12.904.725.000 TL bedelle satıldığından sözedilerek tapusunun devrine karar verildiği, taşınmazın imar tadilatı nedeniyle sonradan 584 ada 2 numaralı parsel olduğu, satış bedelinin 19.11.1998 ve 8.4.1999 tarihli makbuzlar ile ödendiği anlaşılmaktadır.
Yine dosya içindeki bilgi ve belgelerden, 12.4.1999 tarihinde Belediyece Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere ile dava konusu taşınmazın tapudan davacılara devrinin yapılmasının istendiği ancak satışa konu Belediye hissesi üzerine başka ada ve parsellerden naklen "şagil şerhi" konulmuş olması nedeniyle devrin yapılmadığı, Belediyece bu defa 13.4.1999 tarihli yazı ile sorumluluğun Belediyeye ait olmak üzere şerhin kaldırılarak davacılara tapudan devir yapılması istendiği halde bundan da olumlu sonuç alınmadığı anlaşılmıştır.
Bu yazışmalardan sonraki tarihlerde Belediyenin Hazineye, SSK'ya ve diğer kurumlara olan borçlarından dolayı taşınmazdaki Belediye hissesine haciz şerhleri konulduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davaya konu parselin satışı, İlçe Belediye Meclisi Kararı uyarınca Belediye encümenince yapılmış olup davacılar adına tescili hususunda Tapu Sicil Müdürlüğüne 12.4.1999 ve 13.4.1999 tarihlerinde müzekkereler yazıldığı ve bu işlemlerin yapıldığı tarihin, önceki malik Belediyenin borçları nedeniyle Hazine ve SSK ile diğer alacaklıların koydurmuş olduğu haciz şerhlerine ait tarihlerden önceki bir tarihi taşıdığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; Belediyenin satış işleminin usulüne uygun olarak gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla, taşınmazı satın alan davacılar taşınmazın satın alındığı tarihteki tapu sicili kayıtları ve mükellefiyetlerine göre malik olmuştur. Sonradan konulan hacizler, malikin haciz şerhinden sonraki işlemlerini etkiler, haciz tarihinden önce gerçekleşmiş 3. kişilerin haklarını etkilemez. Belirtilen nedenlerle, dava konusu taşınmazdaki Belediye hissesi üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar vermek gerekirken davacıların bu yöne ilişkin taleplerinin reddi doğru olmadığından hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Davacı Belediye vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ( 1 ) numaralı bentte yazılan nedenlerle davalılar Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile SSK Ankara Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.5.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy