(4342 S. K. m. 4)
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.2.2002 tarihinde verilen dilekçe ile eski hale getirme bedeli istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 1.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davada çekişme konusu mera niteliğindeki taşınmaza elatıldığı iddiası ile, eski hale getirilme bedelinin tahsili istenmiştir.
Davalı İsmail Yörük taşınmazın tarla vasfında olduğunu savunmuştur.
Mahkemece dava ret edilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki Mahkeme kararlarından, daha önce aralarında davalının da bulunduğu birçok kişi hakkında dava açılıp, 2002/42 esasına kayıt edildiği, bilahare talep edilen miktarlar, parseller açıklattırılarak davaların ayrılmasına karar verilip, davalı İsmail hakkındaki eldeki davanın yeni 2003/80 esasına kaydedildiği, Birsen Yörük ve Hacer Yörük haklarındaki davaların ise bu dava ile birleştirildiği görülmektedir.
Dosya kapsamından uyuşmazlık konusu taşınmazın öteden beri mera olduğu Kadastro Mahkemesi kararı ile özel siciline yazılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 4342 S. Mera Yasasının 4. maddesi uyarınca mera, yaylak ve kışlakların amacı dışında kullanma olanağı yoktur. Yine maddenin 4.bendi gereğince amaç dışı kullanılması suretiyle vasfında bozulma meydana getirilmişse, meranın tekrar eski konumuna getirilmesi için yapılan masraflardan, buna sebebiyet verenler sorumlu tutulmuştur.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın öteden beri mera olduğu davalının esasen ceza hukuku açısından suç teşkil eden haksız eylemi ile amaç dışı kullanmak suretiyle mera vasfının bozulmasına neden olduğu sabittir. Bu eylemi sebebiyle eski hale getirme bedelini ödemekle yükümlüdür. Mahkemece bu bedelin ne olacağı araştırılarak hüküm altına alınmalıdır.
Ayrıca, Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/42-1 2004/43 s. müteferrik kararında Hacer Yörük ve Birsen Yörük hakkındaki davanın eldeki 2003/80 esas s. dava ile birleştirilmesine karar verildiği durumda bu davalarla ilgili açıklamalı olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 08.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy