(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.12.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.12.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 747 ( önceki Medeni Kanunu'nun 671. ) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksinimin nedeni taşınmazın niteliği ile bu gereksimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Bu nedenle taşınmazların özelliği itibarıyla nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte 2,5-3 metre genişliğinde bir yolun yeterli olacağı kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığı, diğer bir anlatımla geçit ihtiyacının bulunduğu sabittir. Bu ihtiyacın giderim şeklini saptamak için taşınmaz başında yapılan keşifte, açıklanan ilke uyarınca tüm alternatifler araştırılmıştır. Bu incelemeye göre, seçeneklerden 2 numaralı olanın büyük emek ve masrafa rağmen düzenli geçişe uygun olmayacağı, Köy Hizmetleri Müdürlüğünün geçiş yolu olarak kullanılmak üzere bakım ve onarımını yaptığı, 1ç numaralı güzergah olarak işaretlenen 554 parsel sayılı taşınmaz içinden geçen yolun kullanımını arazinin topografik yapısının zorunlu kıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dosyadaki açıklanan somut verilere göre, 554 parsel sayılı taşınmaz içinden geçen ve zeminde fiilen yol olarak kullanılan güzergahtan geçit hakkı kurmak gerekirken, aksine düşüncelerle, 2 numaralı güzergahtan geçit hakkı kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir..
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 4.5.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy