(4721 S. K. m. 704, 826, 998) (743 S. K. m. 632, 751, 911) (Tapu Sicili Tüzüğü m. 30)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.4.2004 tarihinde verilen dilekçe ile bağımsız ve müstakil üst hakkının iptali, mümkün olmadığı takdirde kısıtlayıcı hükümlerin tapuya şerh edilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davada, 110 ada 1 parsel s. taşınmazda davalı yararına üst hakkı tesis edilmiş ise de, bu hakkın dayanağı olan taahhüt senedinde bazı kısıtlamalar bulunduğunu iddia eden davacı Hazine bu hali ile üst hakkının bağımsız ve daimi nitelikte olamayacağını ileri sürerek üst hakkının iptalini, olmadığı taktirde taahhütnamedeki kısıtlamaların kütüğün beyanlar hanesine şerh edilmesini istemiştir.
Mahkemece, üst hakkının iptali isteminin reddine, taahhütnamedeki kısıtlayıcı hükümlerin tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiş; hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1- Davacı hazinenin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu 110 ada 1 parsel s. taşınmaz taraflar arasında düzenlenen taahhüt senedindeki koşulların davalı şirket tarafından kabul edilmesi üzerine 5.11.1981 gününden itibaren 49 yıllığına 1512 yatak kapasiteli 1. sınıf tatil köyü yapılmak üzere davalı şirkete tahsis edilmiş, 10.7.1986 gününde de tarafların talebi üzerine, Medeni Yasanın 826 (EMK. 751) maddesinin 3 fıkrası uyarınca bağımsız ve müstakil üst hakkı tesis edilerek Tapu Sicil Tüzüğü'nün 30. maddesi uyarınca tapu kütüğünün ayrı bir sayfasına tescil edilmiştir. 18 1. 1990 gününde de 1512 olan yatak kapasitesini 1554'e çıkartarak, aynı şekilde bağımsız ve müstakil üst hakkı olarak tadil edilmiştir. Türk Medeni Yasanın 704, 998 (EMK. 632, 911) maddeleri uyarınca üst hakkının bu biçimde taşınmaz olarak tapu kütüğüne kaydı halinde, üst hakkı sahibine bir taşınmaz malikinin hukuki statüsünü kazandırır. Bu biçimde bağımsız ve müstakil bağımsız üst hakkı statüsü kazanan davalı Medeni Yasanın 826 maddesi uyarınca taşınmaz maliki hukuki statüsü kazandığından bağımsız ve müstakil üst hakkının iptali isteminin reddine karar verilmesi yerindedir.
2- Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ;
10.7.1986 gününde ve tadil edilmek suretiyle 10.7.1986 gününde Türk Medeni Yasanın 826. (E.M.K. 751) maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların talebi ile kurulan bağımsız ve müstakil üst hakkı sahibine taşınmaz malikinin hukuki statüsünü kazandırmıştır. Taahhütnamenin 5/h maddesindeki kısıtlamaya rağmen aslında yapılmaması gereken biçimde bağımsız ve müstakil üst hakkı tesis edildiğine göre, tarafların kabul ettiği taahhütnamenin 5/h maddesindeki kısıtlamanın tapu kütüğüne yazılması ihzari mahiyette ve taahhütnamedeki koşulların tekrarı niteliğinde olduğundan davalının temyiz itirazları da yerinde görülmemiş ve hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) bentte yazılı sebeplerle davacının (2) bentte yazılı sebeplerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy