(3402 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 72, 74)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.11.2004 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.8.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Belediye vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava tapuya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tapulama sırasında 230.39 metrekare yüzölçümündeki 22 parsel s. taşınmaz 21.12.1973 gün ve 18 s. kayda dayanılarak 291.27 metrekare yüzölçümlü 21 parsel s. taşınmazda 19.11.1976 gün 50 s. tapuya dayanılarak davacı adına revizyon görmüştür. Davacı dayanılan 22 parselin revizyon kaydının 260 metrekare 21 parselin kaydının ise 324 metrekare olduğunu ileri sürerek her iki taşınmazdaki miktar eksikliğinin 21 parselin güneyindeki yolda kaldığını bu bölümün adına tescilini istemiştir.
Mahkemece 21 parsel s. taşınmazın krokide A harfli 29.61 metrekarelik kısmının iptali ile bu bölümün davacıya ilişkin 22 parsele ilave edilerek tesciline, yine 2.5.2005 tarihli krokide B harfli 62.36 metrekare kısmında 21 parsel s. taşınmaza eklenmesi suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş hükümü davalılar Hazine ve Belediye Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının kendisine ilişkin 21 parsel s. taşınmaz ile ilgili bir davasının olmadığı, bu parsel ile 21 parselin revizyon kayıtlarındaki miktar eksikliği ile ilgili hakkını 21 parselin güneyindeki yol bölümünde aradığı anlaşılmatadır. 21 parsel ile ilgili bir dava varmışcasına bu bölümün krokideki (a) harfli yerinin 22 parsele ilave edilerek tescili HUMK.nun 72 ve 74. maddelerine aykırı olmuştur. Davalı Hazine ve Belediyenin krokide (b) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda söylendiği üzere 21 parsel s. taşınmaz 19.11.1976 gün 50 s. tapu kaydı ile 291.27 metrekare olarak revizyon görmüştür. Revizyon kaydı ise yine aynı yer mahkemesinin 5.10.1976 gün 1975/292 1976/396 tescil ilamı ile oluşturulmuştur. Gerçekten ilamda 324 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tescili hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Bilirkişi tescilin dayanağı olan krokinin uygulama kabiliyeti bulunmadığını bildirmiştir. 3402 s. Kadastro Yasanın genel hüküm niteliğindeki 20. maddesinin A bendi uyarınca uygulama yeteneği bulunmadığından kayıt kapsamı haritasına göre tayin edilemez. Bu gibi durumlarda kayıt kapsamının yine aynı maddenin B bendince krokideki sınırların mahalline uygulanması suretiyle yapılması, dava konusu edilen yer bu sınırlar içerisinde kalıyorsa ancak o zaman davanın kabul edilmesi gerekir. 2.5.2005 günlü krokide 21 parselin batı ve güneyinde yolla, kuzeyde 22, doğuda 19 s. parseller ile çevrili olduğu görülmektedir. Tescil krokisinde ise taşınmazın güneyi Ali Kayaalp evi doğusu ise ara sokak olarak işaretlenmiştir. Görülüyor ki tescil krokisindeki hududun eylemli durumdaki yola bir sınırı daha açığı 21 parselin yoldan miktar olarak alacağı bir yer yoktur. Böyle olunca davacının 21 parsel revizyon kaydındaki eksik miktarın yoldan tamamlanması doğru olmamıştır. Mahkemece güneydeki yol bölümü ile ilgili isteminde bu sebeplerle reddi gerekir. Karar bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 13.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy