(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 27.8.2004 tarihinde verilen dilekçe ile yola tecavüzün me'i ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, yola elatmanın önlenmesi istemiyle açılmış, mahkemece, aktif dava ehliyeti yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmiş, hükümü davacı temyiz etmiştir.
Yollar ya kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri kullandığı orta malı taşınmazlardandır. Gerçekten, belediye hudutları dahilinde imar planında yol olarak bırakılan bir yer için kanundan aldığı yetki ile ilgili belediye tüzel kişiliği, yola elatmanın kaldırılmasını, yapacağı iş ve işlemlerle yerine getirebileceği gibi bunun hükmen giderilmesini adli yargı yerinde de dava yoluyla talep edebilir. Ancak, az yukarda söylendiği üzere yollar kamunun yararlanmasına ayrılmış orta malı taşınmazlar olduğundan yararlanmadan men edildiği iddiası ile kişiler de genel mahkemelerde dava açabilir. Daha açığı o beldede yaşamakta olan kişilerinde yolla ilgili dava açma yetkileri bulunmaktadır. Mahkemece, bu durum gözetilerek çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması yerine davanın aktif dava ehliyeti yokluğu sebebi ile reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 13.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy