(1086 S. K. m. 13) (4721 S. K. m. 702)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 9.8.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.10.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya sair hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu sebeple de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, sair bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ait bulunduğundan HUMK. nun 13. maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 gününde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Yasasının 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan tüm ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava sebebiyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Düzeltilecek tapu kaydı bütün dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak biçimde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3- Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4- İstek konusunda tanık dinlenmelidir.
5- Bütün bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tesbit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de kanuni hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konusu taşınmazların tapu kaydında murisi Salih Vural'ın Şaban olarak yazılı bulunan baba isminin Hacı Şaban olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Yargılama sırasında kayıt maliki Salih Vural ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı ilgili nüfus müdürlüğünden sorulmamış, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki Salih Vural ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmamış, kayıt maliki olmayan Hacı Şaban Vural ile aynı ismi taşıyan kişi bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılmıştır. Ayrıca dava konusu taşınmazların tapulama tutanak örnekleri ile kayıt maliki Salih Vural adına pay tesciline ait 27.4.1959, 7.11.1959, 2.10.1971 ve 28.8.1990 günlü belge örnekleri getirtilerek incelenmemiştir. Bu sebeple açıklanan ilke doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak tapu maliki ile baba isminin düzeltilmesi istenen davacı murisinin aynı kişi olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek biçimde saptandıktan sonra bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davada kanuni hasım olan davalı Tapu Sicil Müdürlüğüne yükletilmesi ile Toprakhisar köyünde 1850 ve kıyı gören köyündeki 128 parsel s. taşınmazlarda ismi düzeltilen Salih Vural malik olmadığı durumda bu taşınmazlar yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda yazılı sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy