(1086 S. K. m. 437)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.12.2002 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.10.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 123 ada 32 parsel s. taşınmazın batı tarafında bulunan ve kadastro tespiti sırasında yol olarak tespit dışı bırakılan bölüme ilişkindir. Davacı çekişmeli kısmın 32 s. parsele uygulanan 18.8.1997 gün 3 numaralı tapu kaydının içinde kaldığını bildirmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 1.8.2003 günlü bilirkişi raporunda kırmızı renk ile gösterilen 993.25 metrekarelik kısmın 123 ada 32 parsele eklenmek suretiyle tespit malikleri davacı Mustafa Çal ile Eyşe Irmak adlarına 160/320'şer hisse oranında tapuya tesciline karar vermiş, hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı dayandığı 123 ada 32 parsel s. taşınmaza revizyon gören 15.6.1945 gün 10 sıra nolu, 7.10.1971 gün 8 sıra no.lu ve 18.8.1997 gün 3 sıra no.lu tapularda 160/320 hisse ile müşterek malik olup, hissesi oranında adına tescile karar verilmesi, kalan payın Hazine üzerinde bırakılması gerekirken Hazineye bırakılacak payın davada yer almayan Eyşe Irmak adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığı gibi nizalı kısmın ayrı bir parsel olarak tescili yerine 32 numaralı parselin geometrik şekli ve sicilini bozacak biçimde bu parsele ilave suretiyle tescile karar verilmesi de doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda yazılı nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 15.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy