(818 S. K. m. 101, 270)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.8.2003 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi-ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.2.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, hasılat kira ilişkisine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, istek reddedilmiş, hükmü davacı kiralayan temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki 1.1.2002 başlangıç günlü sözleşmeye göre 1 yıl olan kira süresi 31.12.2002 gününde sona ermektedir. Anılan sözleşmenin özel şartlar başlıklı bölümünün ilk paragrafında sözleşmenin 31.12.2002 gününde fesih ihbarına gerek olmaksızın sona ereceği ikinci paragrafında ise kiracının süre sonunda herhangi bir sebeple akdin devam edeceğini iddia ve talep edemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava sözleşme süresinin bitiminden sonra 18.8.2003 gününde açılmış, kiracının mecurdan tahliyesi ve sözleşme döneminden sonra kullanmaya karşılık ecrimisil talep edilmiştir.
1.1.2002 başlangıç günlü sözleşme hasılat kirasına ait olduğundan burada gayrimenkul kiraları hakkındaki 6570 s. kanunun uygulanma olanağı yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hasılat kirasına ait Borçlar Yasasının 270 ve devamı maddeleri hükümleri uygulanarak çözümü zorunludur. Gerçekten, Borçlar Yasasının temerrüde ait 101/2 maddesi hükmünce, borcun ifa edileceği tarih taraflarca müttefiken tayin edilmiş ise mücerret bu günün gelmesiyle borçlu temerrüde düşer. Somut olayda taraflar sözleşmeyle ihbar mükellefiyetini kaldırarak mecurun 31.12.2002 gününde tahliyesini kararlaştırdığından, burada feshin ihbarı gerekmeksizin borçlu 1.1.12003 gününde temerrüde düşmüştür. O halde, mahkemece davalı artık kira sözleşmesi ile tanınan haklardan yararlanamayacağından yersiz elatmanın tahliye edilmesi suretiyle önlenmesi ve bilirkişice hesaplanan ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken somut olayın yanlış algılanması sonucu istemin yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy