(1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.11.2003 tarihinde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin silinmesi ve taviz bedelinin istirdatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Vakıflar İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: HUMK. nun 388 ve 389. maddelerince kurulan kararlarda iki tarafa yüklenen hak ve borçların açıkça gösterilmesi gerekir. Esasen kararların infazı sırasında tarafların yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşmemesi için bu zorunludur. Somut olayda duruşmanın bitirildiği 21.6.2005 günlü tutanağa 93 parsel üzerindeki davacıya ilişkin bağımsız bölümler üzerindeki şerhin silinmesine karar verildiği durumda sonradan yazılan gerekçeli kararda davalıya ait bağımsız bölümler üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiş bağımsız bölüm numaraları hüküm yerinde gösterilmediği gibi kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu şekilde yazılan kararın infazında tereddüt doğuracağı açıktır. Hüküm açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 13.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy