(3533 S. K. m. 1, 4) (4342 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.5.2001 tarihinde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.9.2004 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, tapulama sırasında mera vasfı ile davalı Gölmarmara belediyesi adına tescil edilen 1271 parsel s. taşınmazın belediye sınırları içerisinde kalması sebebiyle imar uygulamasına tabi tutularak ifrazen 224 ada 4 parsel ve 231 ada 4 parsel numaraları ile arsa vasfı ile davalı belediye adına tescil edildiğini, evveliyatı mera olan taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını ancak, taşınmazın imar planı içerisinde kalması sebebiyle mera vasfını yitirdiğini ileri sürerek, tapu iptali ve Hazine adına tescili istemiyle yüksek dereceli hukuk mahkemesine Hakem sıfatıyla davaya bakılması için dava açmıştır.
Mahkemece Hakem sıfatıyla davaya bakılarak, dava konusu taşınmazların 1.1.2003 gününden önce kesinleşen imar planında yerleşim alanı olarak belirlendiği ve 5178 s. kanun ile değişik 4342 s. Mera Yasasının geçici 3. maddesi uyarınca ücretsiz olarak belediyeye bırakılması gereken yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Dava, 3533 s. kanunun 1. maddesi kapsamındaki daireler arasında taşınmazın aynına yönelik olarak açılmış nitelik belirleme ve mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir. Gerçekten davanın açıldığı tarihte 3533 s. Kanunun 4916 s. Kanun ile değişik 4. maddesi yürürlükte olmadığından açılan davaya o yerin yüksek dereceli Hukuk mahkemesi hakimini hakem sıfatı ile davaya bakmalıdır. Ne var ki; dava açıldıktan sonra 3.7.2003 gününde 4916 s. kanun ile 3533 s. kanunun 4. maddesinde değişiklik yapılmış ve ... taşınmaza ait uyuşmazlıklara, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç... ibaresi eklenmiştir. Böylece 3533 s. kanunun 1. maddesi kapsamındaki daireler arasındaki taşınmazın aynına yönelik davaların hakem de değil mahkemelerde görülmesi hükme bağlanmıştır. Eldeki davada da mülkiyetin aidiyetinin tespiti istendiğine göre, uyuşmazlığın taşınmazın aynına yönelik olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın hakemde görülme olanağı yoktur. Bu durumda, Hakem sıfatı ile davaya bakılamayacağından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Bozma nedenine göre davacı Hazinenin itiraz ve tavzih istemleri üzerine Hakem sıfatı ile verilen sair kararların tetkiki gerekmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazların kabulü ile davanın reddine dair 23.9.2004 günlü kararın BOZULMASINA, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy