(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.5.2003 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza ve yola elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.9.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, tapulu taşınmazına ve köy yoluna davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacıya ait taşınmaza davalının elatmasının olmadığı, yola elatma davası açma sıfatının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taşınmaz başında yapılan keşifte, davalının davacı taşınmazına elatmasının bulunmadığı saptanmış olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, köy yoluna elatmanın önlenmesi istemine ilişkin istemin, elatma saptanmasına rağmen aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddi doğru görülmemiştir. Şöyle ki;
Dava, sübjektif hakkı ihlal edilen kişinin, mahkemeden hukuki koruma istemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu korumanın istenmesinde, hukuki yararın varlığı, aktif husumet ehliyetinin belirleyici unsurudur. Kadim ya da kadastrol köy yolları tüm köylünün kullanım hakkının bulunduğu kamu mallarıdır. Bu hakkın kullanımının engellenmesi, sübjektif hakkın ihlali anlamına gelir ve kullanım hakkı engellenen kişinin de dava açmakta hukuki yararı vardır. Mahkemece bu ilkelerden hareketle yola elatmanın önlenmesi istemine ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi nedeniyle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 4.5.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy