(4342 S. K. m. 19, 22)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.4.2004 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.6.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ferit Yıldırım tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı idarece, kadastro ve ifrazlar sonucu 343 parsel numarası almış bulunan meradan davalının 18.06.2004 tarihli krokiye göre ( T5, T8 ) harfleri ve rakamları ile gösterilen iki ayrı bölümünden merayı sürmek suretiyle tecavüz ettiği ileri sürülerek, bu yerlere vaki elatmanın önlemesi ve mahrum kalınan ot bedeli ile eski hale getirme bedellerinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ( T5 ) işaretiyle gösterilen bölüm hakkındaki iddiayı kabul etmiş ise de ( T8 ) bölümü için herhangibir elatmasının olmadığını savunarak bu bölüm hakkındaki davanın reddini savunmuş, mahkemece iddianın tamamı hakkında istemin hüküm altına alınması üzerine, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava açılırken "Çiftlik köyü mera tecavüzler" tutanağı gözönünde bulundurularak davalıya iki ayrı yerdeki tecavüzü için husumet tevcih edilmiştir. Davalı bunlardan T8 ile gösterilen mera bölümüne kendisinin değil köyden Abdullah Yıldırım mirasçılarının elattığını savunmuştur. Keşif yerinde davalıca ileri sürülen bu savunma karşısında iddiayı doğrulayan herhangibir delil idarece bildirilmemiştir. İddianın tamamının doğruluğunun kanıtlanması davacı yana düşer. Taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak 20.11.2003 tarihli tutanağı düzenleyenlerden mahalli bilirkişi ve köy ihtiyar heyetini oluşturan imza sahiplerinden bilgisi olanlardan en az birisinin hazır edilmek suretiyle, meraya ait T8 bölümünün davalı tarafından tecavüzlü olup olmadığı sorulmalı, bu konuda tarafların tanıkları varsa onların da taşınmaz başında dinlenmelerinden sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Kabule göre ise; kuru ot bedeli meranın mutasarrıfı olan köy ya da belde tüzel kişiliklerine ait bir hak olup, davada mera nın mutasarrıfı bulunan köy tüzel kişiliği davacı safında yer almadığına göre istemin bu bölümün reddi yerine kabulü yasaya aykırı olmuştur.
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verildiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy