(3194 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 19)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.10.2003 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.06.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Bursa Osmangazi İlçesinde bulunan, tapu sicilinde 2023 parsel numaralı taşınmazı 1990 yılında davalı M. Durhan'da dahil olmak üzere 5 arkadaş birlikte aldıklarını, ne var ki, o tarihte imar hudutları dışında olan taşınmazın paylı tescilinin yasa gereği imkansız bulunması nedeniyle, tapu kaydının, güven duydukları M. Durhan adına temlikini kararlaştırdıklarını ve böylece taşınmazın tümünün onun adına tescil edildiğini, şimdi ise, parselin imar uygulaması kapsamına alınmakla paylı tescile hukuken olanak sağlanmakla taşınmazdan payına isabet eden kısmın davalı tapusundan iptali ile kendi adına tescilini istemiş davalı mahkemeye sunduğu 20.2.2004 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Uyuşmazlık konusu 2023 parselin imarla ilgili durumu Belediye Başkanlığından sorulmuş, İmar İşleri Müdürlüğünün 11.3.2004 tarihli yazısı ile; 2023 parselin imar planı kapsamında olduğu ve o plana göre rekreasyon alanı olarak belirlenmiş bulunduğu, mahkeme, yukarıya özeti alınan Belediye yazısını 3194 sayılı yasanın 18/son maddesi uyarınca paylı temlike olanak sağlanamayacağı biçimde yorumlayarak davanın reddine karar verilmiştir.
Rekreasyon sözcüğü kamusal hizmetlerin ve alanlarının yoğunlaştığı bölge olup özel şahıslara ait taşınmazların bu alanda kalması onların tapuda paylı temliklerine engel teşkil etmez. 2023 parselin imar planı kapsamında kaldığı tartışmasızdır. İlgili Belediyenin imar palanını hayata geçirmek üzere gecikmesi plan için de yer alan taşınmazların bu nedenle kadastrodaki çapları ile tapu sicilinde varlıklarını muhafaza etmesi de paylı satışlarına engel teşkil etmezler. Mahkemece yapılacak iş kesin hükmün sonuçlarını doğuran davalı kabulüne değer verilerek davalıya ait tüm paydan ne kadar bir miktarının davacıya aktarılması gerekeceği konusunda gerektiğinde bilirkişi görüşünden de yararlanmak suretiyle bir oran belirlenip o kadar payın davacı adına tesciline karar verilmekten ibarettir. Belediye İmar İşleri Müdürlüğünün yazısına olumsuz anlam verilerek davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy