(818 S. K. m. 213) (4721 S. K. m. 706) (1512 S. K. m. 89)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.10.2002 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yanlar arasındaki 27.4.1970 tarihli satış vaadi sözleşmesi Borçlar Kanununun 213 Türk Medeni Kanununun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddelerine uygun düzenlenmiş tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türündendir. Dairemiz bozma ilamında vurgulandığı üzere, davacı bu sözleşmeye dayanarak satın aldığı taşınmazdan 66 metrekare yerin adına tescilini talep edebilir. Ancak istemin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedelin davacı tarafından ödenmiş olması gerekir.
Somut olayda 2.5.1977 tarihli senette satış bedeli olan 10 bin TL. nin ödendiğine dair bir beyan bulunmadığından bu senet satış bedelinin davacı tarafından ödenmiş olduğunun kabulünü gerektirmez. 27.4.1970 tarihli senette ise 3960 TL olan satış bedelinin 1820 TL. nın peşin ödendiği 2140 TL.nın ise en geç 1.10.1970 gününde ödeneceği yazılıdır. Davacının bakiye satış bedelini de ödediğini ispat etmesi gerekir. Buna ilişkin bir delil getirilmediğinden mahkemece yapılması gereken iş 2140 TL.nın dava tarihindeki güncelleştirilmiş bedelini bilirkişiden alınacak rapor ile saptamak, bu bedel davalıya ödenmek üzere depo ettirilerek, istemin şimdiki gibi hüküm altına almaktan ibarettir. Bu yön gözetilmeksizin bedelin tümü ödenmişçesine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 23.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy