(1086 S. K. m. 409)
Dava: Davacı köy muhtarı tarafından, davalılar aleyhine 30.4.1976 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve meni müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı köy vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 30.4.1976 tarihinde dava açılmış, verilen ilk hüküm davalıların temyizi üzerine dairece bozulmakla bu kez mahkemenin 1978/45 Esasına kayıtla yargılama sürdürülerek 18.9.1978 tarihinde davanın reddine yönelik ikinci hüküm oluşturulmuş, bu hükmün de temyizi üzerine dairece 8.2.1979 günlü kararla bu hükmün de bozulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay'ın bozmaya yönelik hüküm taraflara 13.3.1979 tarihinde tebliğ edilmiş ve o tarihten 7.2.2003 tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmamıştır. Eldeki dava harcı alınmaksızın eski yargılamanın devamını sağlamak amaçlı bir dilekçeyle 7.2.2003 tarihinde yenilenmiş bu yenileme istemi mahkemece yönteme uygun kabul edilerek yargılama sürdürülmüş ve sonucunda temyize konu iş bu hükmün verildiği anlaşılmaktadır.
HUMK. nun 409/2 fıkrası hükmü karşısında 13.3.1979 tarihinde tebliğ edilen bozma ilamından sonra yapılan işlemin hukuka uygun bulunup bulunmadığının tayin ve tesbiti ehemmiyet arz etmektedir. Maddenin 1985 tarihinde almış bulunduğu son şeklinden önceki düzenleme biçimine göre 409/2 numaralı bent uyarınca önceki dava 13.4.1979 tarihi itibariyle işlemden kaldırılma durumuna düşmüş bulunmaktadır.
Yine aynı maddenin önceki düzenleme biçimine göre 5. fıkrası nazara alındığında 13.4.1980 tarihinde dava açılmamış sayılma haline gelmiş bulunmaktadır. Artık bu tarihten sonra eski dava dosyası ele alınarak onun yenilenmesi biçiminde düzenlenen dilekçe ve istemlere değer verilemez. Davacı tarafın 7.2.2003 tarihinde düzenlediği dilekçe yenileme dilekçesi olup, herhangi bir harç da alınmadığından dava dilekçesinin reddi yerine işin esasına girişilerek o yolda hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy