(4721 S. K. m. 683) (3194 S. K. m. 8, 9, 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.3.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.10.2004 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 7.6.2004 günü için yapılan tebligat üzerine taraflar gelmedi. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık konusu yapı (bina) tapu sicilinde 222 ada 14 parsel sayısı ile kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunmaktadır. Davanın açıldığı tarihte davaya konu yapı davalı M. Günay zilyetliğinde bulunmaktadır. Davalı yörede imar uygulaması yapılmadan önce 4069 parsel numarası ile kayıtlı taşınmazın yarı pay sahiplerinden A. Günay'ın oğludur. 1996 yılında yörede yapılan imar uygulaması sonucu 4069 parsel sayılı taşınmazın oturduğu zemin ile 2850 parselin oturduğu zemin şuyulandırılmak suretiyle tek parsel haline getirilmiş ve yeni oluşum ile 222 ada 14 parsel olan bu taşınmaz müstakilen H. Çelik adına tapuya bağlanmıştır. 4069 parsel paydaşı A. Günay'a ise zemindeki payı karşılığı bir başka parselin verildiği taraf beyanları ve dosyadaki delillerle sabittir. İmar uygulaması sonucu 14 parselin tamamına sahip olan Hatice Çelik, 28.9.1995 tarihinde düzenlenen eser sözleşmesi ile yüklenici olan dosya davacısı Hamitoğulları Oto İnşaat Taahhüt Limited Şirketine arsayı teslim ederek sözleşmede öngörülen nitelikte bir binanın yapımından anlaşılmış bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin yapım ve arsanın teslimi yeni yapılacak inşaat için arsanın eski yapılardan ve var olan diğer eklentilerden arındırılması yetkisini de yükleniciye sağlar. İşte yüklenici davacı şirket sözleşmeden aldığı bu yetkiye dayanarak arsa üzerindeki eski binanın yerinden kaldırılması amacı ile bu davayı açmıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere davalı M. Günay ile bu binanın sahibi olan A. Günay'ın mirasçısı bulunmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun arazi ve arsa düzenlemesi üst başlığını taşıyan 18.maddesi ve 8 ve 9. fıkralarına göre yapılan şuyulandırma ile binanın zemini 222 ada 14 parselde şuyulandırmak suretiyle son maliki Hatice Çelik adına tahsis ve tapusu verilmekle, mevcut binanın durumu anılan maddenin 9.fıkrası gereğince tasfiyeye tabi tutulmak gerekir. Anılan fıkraya göre bina bedeli zemin sahibi tarafından bina sahibine ödenmedikçe bina sahibinin aleyhine karar verilmesi yasaya aykırı düşer.
Yukarıda da belirtildiği gibi binanın sahibi A. Günay olup, davalı Mümin onun mirasçılarından binayı kullanan bir kişi ise de, mirasçıların tamamı davaya katılarak bedeli belirlemede ileri sürecekleri delillerin toplanmasına olanak verilmelidir. M. Günay diğer mirasçılarla birlikte elbirliği ile mülkiyetinin sahiplerinden yalnız biri olarak sadece onun huzuru ile davaya devamla hüküm verilmesi yasaya aykırı olmuştur. Yukarıdan beri yapılan açıklamalar doğrultusunda eser sözleşmesinin diğer yanını teşkil eden davacı şirketin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan aktif dava ehliyetinin var olduğunu kabul etmek gerekir. Aksine düşünce ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.06.2005 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine muhalifim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy